El ele vermiş de gelen güzeller
Bir Tanrı selâmın vermez misiniz
Mevlâm sizi süs için mi yaratmış
Gel deyince bir yol gelmez misiniz
Gurbete gidenler azığın alır
Kimisi döner geri kimin kalır
Kimi sevap için Kâbe'ye varır
Kâbe kapımızda bilmez misiniz
Karadır kaşımız yaydan inc'olur
Bugün dünyâ yarın ahret nic'olur
Bir gönül yapması yüzbin hac olur
Siz gönül yapmasın bilmez misiniz
Sümmânî'yem ben bu derdi niderim
Başım alıp diyar diyâr giderim
Yarın mahşer günü dava ederim
Siz mahşer yerine gelmez misiniz
Ezel bahâr yaz ayları gelende
Kürre-i arz taze hubâna döner
Şitâ azmeyleyip dervân dönende
Uyanır anasır civâna döner
Eser bâd-ı sabâ hoş olur zinnet
Yağar türlü bârân biter nebâtât
Baş gösterir her bir türlü nezâket
Yazı sahra cebel gülşene döner
Baş gösterir her bir türlü gülşeni
Cennete teşbihtir çayır çimeni
Üç mâhta devrolur geçer devrânı
Elliği çekilmiş virâne döner