Hz. Adem(aleyhisselam)'dan Peygamber Efendimiz(sallallahu aleyhi wesellem)'e kadar 124 bin veya 224 bin peygamber gelmiş. Allah yeryüzüne yaymış peygamberleri, hikmet sahibi kullarını.. Dünyanın öbür ucundan hikmetli bir söz işitebilirsiniz kalbinizi titreten. Bunlar Allah’ın yeryüzüne yaydığı hikmet damlaları olabilir.. Peygamberlerin, alimlerin, Müslüman mütefekkirlerin, sultanların.. bizlere bıraktıklarını, Allah'ın yeryüzüne yaydığı hikmeti göz önünde bulundurduğumuz zaman bir insan ömrünün öğrenmeye yetmeyeceği devasa bir ilmî birikim var. Kendi cemaatinden/tarikatinden başka kimseyle doğru düzgün muhatap olmamış, gezmemiş görmemiş, yurt dışından birkaç Müslüman ile oturup konuşmamış, hatta yurt dışını bırakın kendi ülkesinden bile bîhaber olan hocaları düşünün.. Bu devasa ilmî birikimin ne kadarına hâkimler? Peşlerine takılıp holiganlık yaptığınız hocalar İslâm'ın evrenselliğini, kuşatıcılığını öğretebiliyor mu, temsil edebiliyor mu; yoksa kendilerini kurtulmuş cemaat olarak görüp geriye kalanları tekfire veya kamuflajlı tekfire mi muhatap kılıyor? Fitneler yoğun, dinlediğimiz hocalar konusunda olabildiğince seçici olalım..