"Nefs" insanın kendisidir.. Bir suç işlediğimiz zaman, günaha düştüğümüz zaman; Ramazan dışında şeytanı, Ramazan gelince de nefsimizi suçlarız. "Ulan şeytan.." diye başlarız bazen, bazen de "la'nel de-babe şeytane be" benzeri cümleler kurarız. Halbuki şeytanın vesvesesi zayıftır. Üzerimizdeki tek kuvveti, iç ses mahiyetinde telkinler vermektir. Şeytandan daha kuvvetli olan "nefs" ise; bizi, özümüzü, kendimizi ifade eder. Kendimize yönelik eleştirici ifadeler kullanmak gururumuza dokunur ama bir başkasını suçlamak rahatlatır bizi.. Nefse de bir başkası muamelesi yaparak "ah ulan nefis.." diyerek kendimizi rahatlatırız. Günahlardan kurtulmak için ikinci varlıkları suçlamayı bırakıp "Ben neden.." diye başlayan sorgulamalar yapmak, eksikleri tespit edip telafisi için gayret etmek, kişisel gelişimimizle meşgul olmak bizi ileriye taşıyacaktır inşallah. Hayırlı Cumalar..
Benim nazarımda genç olmakla ihtiyar olmak arasında bir fark yoktur. Belki ihtiyarlık, bu manasız sürüklenmeyi sona yaklaştırmış olmak bakımından, daha da iyidir; fakat bazı şeyler var ki, onları yüklenmek için yaşlı omuzlar kâfi gelmeyeceğe benziyor.
Hayatta hiçbir şey bizim arzumuza tabi değildir. Gerçi bu bir felaket, lakin hilkat bize bu felaketi hafifletecek bir vasıta da
vermiş: Etrafı çeşmi ibretle temaşa kabiliyeti...