İki yaşınızda olduğunuzda söylediğinizi yalnızca annenizin anlayabilmesi tuhaftı. Ve zaman geçip de bir yetişkin olduğunuzda sizi anlamayan tek kişi tuhaf bir biçimde yine o olurdu.
"Sanırım yoluna devam etmenin ne demek olduğunu anlamam bu kadar uzun sürdü. Arkanda bıraktığın şeyi unutman anlamına gelmiyor. Onu bir hatıraya dönüştürmek ve içinde onun olmadığı bir geleceğe sahip olmaya karar vermek demek."
"Ona korkmak denmez. Korkunun hayatını kontrol etmesine, seni istediğin şeyi yapmaktan alıkoymasına izin verirsen korkuyor olursun. Korktuğun halde korkunun gözlerinin içine bakıp yaşıyorsan, bu cesarettir."
“Eğer kadınların büyük çoğunluğu bir şeyden hoşlanıyorsa toplum otomatik olarak bu şeyle dalga geçmeye başlıyor. Aşk romanları gibi mesela. Kadınlar seviyorsa saçma olmalı, değil mi?”
“Olanların hiçbirinin tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Bence hayat farklı yönlere uzanan bir dizi basamak taşı. Hangi yolu izlememiz gerektiği konusunda hiçbir fikrimiz yok, bu yüzden düz bir çizgide yürümeye ve en büyük taşları takip etmeye meyilliyiz çünkü en kolayı bu. Tesadüflerse sapa bir yola ulaştıran daha küçük taşlar. Eğer yeterince cesursan o taşları takip eder, kendini tam olarak olman gereken yerde bulursun."