Dünyanın bir parçası bile kendini diğer parçaya karşı üstün hissederse, gücünü büyütmek için yağma yapma ya da egemenliği altına alma fırsatını kullanmaktan geri durmaz.
İnsanların hakkı kutsal tutulmalıdır ve iktidar gücü bu uğurda çok büyük fedakarlıkları göze almalıdır. Burada yarı yarıya kuralı uygulanmaz ve pragmatik koşullu, orta yolcu bir hukuk ( hak ve fayda arasında ) anlayışı oluşturulamaz. Bilakis bütün siyaset onun ( ahlak ) önünde diz çökmelidir. Ancak yavaş olmasına rağmen sürekli parlayacağı bir aşamaya gelmesi için ümit etmek gerekir.