Kitapta, ana karakter olan yargıç İvan İlyiç’ in hastalanma ve ölüm süreci aşama aşama kaleme alınmıştır. Beni en çok; doktorların, eşinin, çocuklarının ve arkadaşlarının kendisini yeterince anlamaması; acısının-korkusunun görmezden gelinmesi, abartılı bulunması karşısında bu kişilere karşı duyduğu öfkenin okuyucuya çok iyi aktarılması etkiledi. İvan İlyiç’ e göre ‘’ Ölüm uçurumunun kenarında yalnız başına, yanında bir anlayıp acıyanı olmadan böyle yaşamaktı kaderi… ‘’
Kimse halini anlamadığı için acımıyordu ona, oysa o ‘’ hasta bir çocuğa acıdıkları gibi ‘’ kendisine acınmasını istiyordu. Bir yandan belki iyileşebilirim düşüncesine odaklanmaya çalışsa da yine ölüm korkusundan, mutlu bir yaşam sürüp sürmediğinin muhakemesinden, üzüntüden kendini kurtaramamaktadır.
Ana karakter İvan İlyiç’ in hastalanma sürecinden itibaren yaşadığı çöküşü derinden hissettiğimi söyleyebilirim. Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.