Başkaları sayesinde olaylara farklı bir pencereden yaklaşır, bakış acımızı değiştirir, ufkumuzu genişletir, görüşlerimizden kuşku duymaya başlarız; başkaları kimi zaman da bizim için bir örnek oluşturur.
Başkaları var olduğu için düşüncelerimizi ifade edebilir, onları sınayabiliriz; başkaları bizim için düşüncelerimizi öğüttüğümüz, onları pürüzlerinden arındırıp patlattığımız değirmen taşı görevini üstlenir.
Kendimle baş başa olmayı sevmiyorum, kendime anlatacak yeni bir şey yok. Sürekli kendimi tekrar ettiğimi düşünüyorum. Kendime her şeyi söyledim, ona açıklayacak bir sırrım kalmadı. Bazen sırf yalnız kalmayayım diye her şeyi yapmaya hazır hissediyorum kendimi. Birini yoldan çevirip saat kaç diye sorabilirim, yolumu kaybettiğimi söyleyip ondan adres tarifi isteyebilirim, son günlerde havanın nasıl olduğundan söz açıp onunla sohbete koyulabilirim.
İnsanlar genelde yalnızlardan uzak durmaya çalışıyor, yalnız olmalarının bir nedeni olduğunu düşünüyor, yalnızların birlikte yaşaması zor insanlar olduklarına karar veriyor ya da daha kötüsünü akıllarına getiriyorlar: Belki de bu yalnız insanlar kuduz olmuşlardır.