Sümeyye Öztürk

Herkesten önce dağa ben çıktım. Kamptan kaçtım, bana yetişemesinler diye gittikçe daha hızlı yürümeye başladım, zirveye ilk ben ulaşmalıyım, orada yalnız olmak istiyorum. Tırmanıyorum, tırmanıyorum, ne kadar da zormuş. Dağ çok yüksek. Zirveye ulaşıyorum, yalnızım, yüksekte yalnızlığımın tadını çıkarıyorum. Nefes alamıyorum, manzara soluğumu kesiyor, çok güzel, ama yanımda "ne kadar güzel" diyebileceğim kimse yok. Haykırıyorum: "Yalnızım." Yankılanan sesimden gelen yanıt: "Ben de."
Sayfa 33·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Asıl ihtiyacım olan şey yok: İnsan sıcaklığına sahip değilim.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Alıntı
Artık taze hiçbir şey yiyemiyorum, bir tek son kullanma tarihi benimkine yakın olan konserveleri yiyorum.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Alıntı
Tek başımayım, bundan şikayet edecek değilim, kendimle baş başayım. Kendimle hiç baş başa kalamayabilirdim, işte o zaman sonsuzlukta kaybolmuş olurdum.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Alıntı
Gerçek anı ile uydurulmuş anı arasındaki sınır bulanıklaşıyor. Eskici pazarını andıran, belli bir düzeni olmayan o karmakarışık yaşlı zihnimde rüyada görülenler ile yaşanmış olanlar birbirine karışıyor.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Alıntı