Kurban ve İnsan
Hz. İbrahim, oğlu Hz. İsmail'i gördüğü Hakk rüya üzere kurban etmek istedi. Allah da onların teslimiyet ve inançlarına karşılık bir koç göndererek onu kurban etmelerini söyledi. Bu sembol olay ne anlatmak ister? İslam burada insan kurban edilmesinin önünü kapatır. Yasaklar. Hayvanları kurban ederek de her şeyin tek sahibinin O olduğunun tasdik edilmesini ister. Çocukken anlıyor ama mantığını tam oturtamıyordum. Neden bir hayvanı kurban etmemiz gerekiyordu? Kurban bayramı neden vardı? Epstein dosyaları, çocuk kanı içen caniler, insan avları, geçmişteki batıl dinlerin batıl tanrılarına sunulan sunak insanlar vs. gibi kötülüğün yayılması ve kulağımıza kadar gelmesi/anlatılagelmesi ile bazı taşlar yerine oturdu. Allah neden koç gönderdi, neden bir insanın kurban edilmesine engel olmak bu kadar önemliydi her şey daha anlaşılır oldu. Bazen biz inanırız, biliriz fakat gerçek mânâsını çözmek zaman alır. Allah ise her şeyi hakkıyla bilendir. Her şeriat, her adım bir sebep ve bir mânâ taşır. Yalnız biz bilmeyiz. Bilmesek de iman ederiz. Bilmediğimize de iman ederiz
Alıntı
Arius, nitekim Tanrı'nın Oğlu hakkında halk arasında şu iddiaları savuruyordu: "O'nun var olmadığı bir zaman vardı; var olmayan şeylerden var edildi, Baba'nın tözünden [cevherinden] doğmadı; ezelden beri değil, zaman içinde var oldu; asla gerçek Tanrı'dan gelen gerçek Tanrı değildir; aksine hiçlikten yaratılmıştır, Baba'dan küçüktür, irade ve tabiat bakımından değişebilir niteliktedir." O, bu ve benzeri heretik hezeyanlarda bulunurken, daha önce İskenderiyeli Petrus (ki kutsallığı ve şehadetiyle meşhurdur) ve büyük başkeşiş Antonius'un kehanet ettiği üzere, tüm kiliseyi gerçekten büyük felaketlere sürükledi. Bunlardan ilki [Petrus], gece vakti sunak önünde yakararak dua ederken, Rab Mesih'i yırtık bir giysi içinde görmüş ve O’nun kederle şöyle dediğini işitmişti: "Arius, benim giysim olan kiliseyi paramparça etti." Diğeri [Antonius] ise feryat ve gözyaşlarına boğularak, Tanrı'nın sunağının birçoklarının hücumu ve peş peşe tekmeleriyle yerle bir edildiğini gördüğünü aktarmıştı ki bu, Ariusçu barbarlığın bir alametiydi. Kaynak: Sacrorum Conciliorum Nova, et amplissima collectio, in qua praeter ea quae Phil. Labbeus, et Gabr. Cossartius S.J. et novissime Nicolaus Coleti in lucem edidere ea omnia insuper suis in locis optime disposita exhibentur, qua Joannes Dominicus Mansi Lucensis, congregationis matris Dei evulgavit: Ab anno 305. ad annum 346, Tomus Secundus, 1759, p. 635.
1000Kitap
Reklam
Kan kartalı yeni bir döngü başlıyor.
Duvarda, bileklerinden bağlamış bir kadın asılıydı. Kolları iki yana açılmış, sanki acı ve çaresizliğin canlı bir heykeli gibiydi. Teninin solgunluğu, buharlı bir sabahın sisinde kaybolmuş umutları anımsatıyordu. Boğazında, derin ve vahşi bir bıçak darbesiyle açılmış bir yara, gırtlağını boydan boya yarmıştı. Kan, göğsünden aşağı, ince bir kırmızı nehir gibi süzülerek yere, sunak biçimindeki taşa akmıştı.
1000Kitap
Kayalıklar Bakiresi
Bugün, Leonardo da Vinci'nin doğum gününde kutlanan Dünya Sanat Günü! Bu, hayatımızda sanatın önemini vurgulamaya adanmış uluslararası bir etkinliktir. Bugün bize sanatın bir lüks değil, kendimizi ve başkalarını anlamanın, tarihleri ​​ve toplulukları sınırlar ötesinde birleştirmenin hayati bir aracı olduğunu hatırlatır. Kayalıklar Bakiresi, onun en gizemli ve iddialı eserlerinden biri ve günümüze ulaşan az sayıdaki büyük ölçekli tablosundan biridir. Floransa'da eğitim gören Leonardo, 1480'lerin başlarında Milano'daki Sforza sarayının hizmetine girdi ve burada San Francesco Grande kilisesi için bu sunak resmini yapma siparişini aldı. Şapel, o zamanlar nispeten yeni olan ve yoğun teolojik tartışmalara konu olan Kutsal Bakire Meryem'e adanmış bir kardeşliğe aitti. Resmi olarak kutlanması ancak 1477'de onaylanan bu bayramın sabit bir görsel geleneği yoktu ve bu da Leonardo'ya kompozisyonu icat etme konusunda alışılmadık bir özgürlük sağladı. Meryem Ana'yı, İsa Çocuk'u, bebek Vaftizci Yahya'yı ve bir meleği gölgeli bir mağaraya yerleştirmiş ve onları jest ve bakışlarla birbirine bağlamıştır. Kayalık mağara ve uzaktaki sular, yaratılışın şafağında bir dünyayı çağrıştırır; bu da zamanın kendisinden önce Meryem'in saflığıyla ilgili bir konu için uygun bir ortamdır. Resim aynı zamanda Leonardo'nun merakının genişliğini de ortaya koymaktadır. Girintili çıkıntılı kaya oluşumları, yoğun bitki örtüsü ve günümüzde hava perspektifi olarak adlandırdığımız teknikle mavi uzaklığa karışan geniş bir manzara ile jeoloji, botanik, ışık ve optik konusundaki hayranlığı her yüzeye yansımıştır. Figürler gölgeden nefes alıyormuş gibi görünür ve daha sonra sfumato olarak adlandırılan, konturları ince ton geçiş etkisiyle yumuşatılmıştır. Teknik incelemeler, Leonardo'nun kompozisyonu yıllar
Taş'a ağıt
Yüreğinden lavlar fışkıran bir dağ, taş değil mi? Son yolculuğunda uyuduğun musallâ, taş değil mi? Yakut, elmas, zümrüt, pırlanta.. taş değil mí? Bir şehri koruyan surlar, kaleler taş değil mi? Suya kandığın çeşme, bıçak bileylediğin maşat Evin, avlun, vuslata vardığın köprü taş değil mi? İsmail'in boynunu uzattığı sunak taş değil mi? Hacer'ül Esved, Hicr-i İbrahim, kuyusu Yusuf'un Selamlayıp tavaf eylediğin Kâbe taş değil mi? Sevdiğine koştuğun yol taş değil mi? Mezarlıkta yatan başlar, ayaklar Vatan dediğin kadîm topraklar taş değil mi? Ruh saklı her bir taşın ruhunda Bir çiçeğe hayat veren parçacıklar taş değil mi? Aşka duyarsız kalbini taş eylediysen Değersiz bulduğun taş, kalbin değil mi? Sevilmeye layık bulunmuşsa o taş, Ömür varken kucak aç, bir 'taş' değil mi?...Bişnev...
Kalbizm
Yaş haddi
Donald Trump — 79 — ABD Joe Biden — 83 — ABD Vladimir Putin — 73 — Rusya Xi Jinping — 72 — Çin Recep Tayyip Erdoğan — 71 — Türkiye Narendra Modi — 75 — Hindistan Benjamin Netanyahu — 76 — İsrail Ali Khamenei — 86 — İran Emmanuel Macron — 48 — Fransa Olaf Scholz — 68 — Almanya Rishi Sunak — 45 — Birleşik Krallık Giorgia Meloni — 49 — İtalya Charles Michel — 51 — Avrupa Birliği Ursula von der Leyen — 68 — Avrupa Birliği Pedro Sánchez — 53 — İspanya Justin Trudeau — 54 — Kanada Luiz Inácio Lula da Silva — 80 — Brezilya Javier Milei — 56 — Arjantin Mohammed bin Salman — 40 — Suudi Arabistan Abdel Fattah el-Sisi — 71 — Mısır Cyril Ramaphosa — 73 — Güney Afrika Fumio Kishida — 69 — Japonya Yoon Suk Yeol — 65 — Güney Kore Bu moronlar yüzünden dünyadaki milyarlarca insanın hayatı savaş ,covid ,ekonomik kriz, adaletsizliklerle, borç ve enflasyon yüküyle, gelir eşitsizliğiyle, iş güvencesizliğiyle, dijital gözetimle, dezenformasyonla, göç ve kimlik gerilimleriyle, barınma kriziyle, ruh sağlığı sorunlarıyla, gelecek kaygısıyla, sosyal mobilite daralmasıyla, silahlanma yarışı ve nükleer riskle, su-enerji-gıda kaynak baskısıyla geçiyor. yazık ediyoruz kendimize..
Reklam
Reklam