Öncelikle selamlar;
Kitap hakkında yazmayı düşünmediğim zamanlarda notlar alıyordum. Önce notlarımı daha sonrasın da yorum yapmaya şartlanmış ve etkilenmiş düşüncelerimi yazacağım.
Şahsen karakter çok güzel ve hissettirici anlatılmış ama hayatı bir o kadar hızlı ve zaman kavramsız. Belkide kitapta dediği gibi bu zamanın kişiselliğinden dolayıdır. Bana bir sürü şey düşündürdü ve hissettirdi. Dili çok akıcı ve ferah.
Bazı yerlerde gördüğüm yorum ve düşüncelere bakarak aldığım bu kitap için fazla beklentiye girdim ama karşıladığını söyleyemeyeceğim. Ben öğretici, ders verici, manevi değerlere dokunan veya kendimden parçalar bulunca okumaktan daha çok zevk alıyorum. Burada bunu pek hissedemedim. Keşke buraya yazacağım düşüncesiyle okumasaydım, kitabı okurken ne yazmam kitapta nereye odaklanmam konusunda fazla düşündüm. Belkide kitap bana vermesi gereken hissiyatı azaltmıştır.
Kitabı okurken 180. sayfalarda notlarıma, buraya yazacağım şeylerin taslağını hazırladım ve daha sonrasında yokavara girdim. Bir süre beynim kitabı unuttu ve yazma hevesim gitti.
Kitapın mektup kısmı kelime kalabalığıyla doluydu ve beni asla içine çekemedi. Mektup kısmını okurken aşırı sıkıldım ve anlamadım. Daha sonrasında kitap aşırı hızlı yukarı ivme kazandı. Yer yer soluksuz okurken yer yer içim bayıla bayıla okudum. Kendime aile içi durumlarından parçalar yakaladım. Ailesinin küçükken bu kadar kötü ama bir o kadar ilgili olmasından sonra Asil büyüyünce tam tersine dönüşmeleri çok garipti. Bir bağlantı kuramadım. Kitabın bir eksik yanı aşırı kopukluydu. Belki de sebebi Asilin beyninin içindeki kopukluktan ve geçmişe yaşadıklarını anımsamamaktan. Belki de ailesi hiç öyle olmamıştı.
Asili, otomatik portakal Alex’e çok benzettim bence düşünme biçimlerine kadar çok benziyorlar. İnsanlara veya