öncelikle gerçekten kan, kavga, adam yaralama gibi şeylere karşı hassasım ve bu yüzden bazı paragraflarını okuması benim için baya zor oldu ki çoğunu da geçtim. bu yüzden gerçekten çok hassas olanlara okumasını önermem. kitapta insana kötü ve iyiyi seçme hakkının verildiği ve direkt iyiye zorlandığı iki senaryo işlenmiş ve bazı noktalarda da hangisinin iyi olduğu sorgulanmış. ilk başlarda alex in bu öfkesini ve şiddete meyilini çok sorguladım ama çok sorgulanmaması gerek, o onu seçmiş. iyi ki okumuşum diyeceğim bir kitaptı. ilk gün yirmi sayfa diğer gün 140 sayfa okudum son gun de kalan kısmı okudum, gerçekten sarıyor.
'Tanrı ne ister? Tanrı iyilik mi ister yoksa iyi olma seçeneğini mi? Kötülüğü seçen bir insan, kendisine iyilik dayatılmış bir insandan bazı açılardan daha üstün olabilir mi?'
'Gündüz geceden çok farklıydı. Gece bana, kankalarıma ve diğer gençlere aitti, moruk burjuvalarsa evlerinde oturup salakça dünya yayınlarını seyrederlerdi, ama gündüz moruklarındı, ayrıca gündüz aynasızların sayısı hep artıyordu sanki.'
İyiliğin sebebini aradıkları yok, öyleyse niye tersini merak ediyorlar ki? Madem kimileri iyi insan olmayı seçiyor, madem bundan haz alıyorlar, onlara hayatta karışmam, kimse de bana karışmasın.