O an aklıma Sokrates’in hikayesi geldi.Hani idam kararı verildiğinde,karısı,”Seni haksız yere mâhkum ettiler,” demişti ya… Sokrates o bilge alaycılığıyla,”Daha iyi ya,haklı olarak mı mâhkum etselerdi?”diye cevap vermişti.Ankara meyhanelerinde bu anektodu anlatır,rakı kadehlerini tokuşturur,Sokratesin zekasına hayran kalırlardı.
Kalp her şeyi beyinden önce seziyor.Kalp sadece kan pompalayan bir kas değil;Eski Mısırlılar haklıydı;o, ruhun bir parçası,korkunun ilk başladığı yer.Kötü bir şey olacağı hissi düşünceden önce geliyor;beyin korkuyu kelimelere dökmeden kalp çoktan etkilemeye başlamış.
Leyla’nın ince,uzun,zarif parmaklı eli milim milim yaklaşıp genç adamın eline dokunduğunda sanki Michelangelo’nun Âdem’in Yaratılışı freskindeki gibi Tanrı ve insan- ya da tanrıça ve insan— birbirine değmiş oldu.Yürekleri aynı ritimde atmaya başlamıştı.