Çok ünlü ya da zengin kişilerin hayatlarından sürekli hissettiği derin mutsuzluğun ve tatminsizliğin altında yatan en önemli dinamiklerden birisi budur.Çevresindeki tüm koşullar bu kişileri acıdan,emek harcamaktan ve yorulmaktan uzak tutmaya çalıştığından dopaminin klasik dengesi sağlam bozulur.Tıpkı her şey dahil bir otelde bir süre sonra asla açıkmayan
kişiler gibi hayatı yaşamak zorunda kalırlar.Bu ince detayın farkında olmadıklarından sürekli yeni haz kaynakları arayıp dururlar.Oysa asıl ihtiyaç duydukları bizzat acının kendisidir.Yani yemeğin tadını alabilmek için açlık şart.
Bir şeyi gerçekten arzulamak ve peşinden koşabilmek için çöküşün yarattığı o acı halini hissetmek ve yaşamak zorundayız.Bu olmazsa olmaz.Bundan
kaçamayız.Bilmemiz gerekir ki ancak bu acıyı yaşadığımızda ulaşacağımız haz bir anlama ulaşacaktır.
Temel anayasa homeostaz üzerine kurulu bir bedende sadece haz ve gazdan oluşan bir fizyoloji sürdürebilir değildir.Haz olması için acı olması lazım.Tokluk olması için açlık olması lazım.Özetle beyazın mükemmelliğini anlamak için ara sıra siyahın içinde yaşamak lazım.
Hem haz hem de motivasyon için beyninizde kullanabileceğiniz yegâne yakıt dopamindir. Doğal olarak ne kadar paranız olursa olsun ya da ne kadar müthiş bir beyne sahip olursanız olun yok öyle sınırsız bir dopamin.