Biri sessizliğinize kulak tukadığında,bunun için acı çekersiniz.Neden sustuğunuz önemli değildir.Belki yalnızca sessizlikle başa çıkabilecek bir durumda kalmışsınızdır. Ya da Odysseus gibi balmumu ve zincirlerinden başka hiçbir şey düşünmeyen biri çıkmıştır karşınıza ve onun kendinden bu kadar memnun olduğunu görünce şarkı söylemeyi unutuvermişsinizdir.Belki de söylenebilecek bir şey kalmamıştır da ondan susuyorsunuzdur.Sonuçta ne kadar yaman bir şarkıcı olursanız olun,sessizlikte karar kılmışsınızdır.
İnsan gençken bütün şairlerin kendisi için yazdığı sanıyor.Ben de sanıyordum ki Edip Cansever,Turgut Uyar,Cemal Süreyya,Can Yücel hep benim için yazmışlar.Rakı içerken içine karanfil düşen de ,sevinip sevinip duraklarda ğöge bakan da,08.10 vapurunda sigara içmek için üst kata çıkan da , süpürge saçlı sidikli kontes de bendim sanki…
Duino Ağıtları’nda Rilke der ki ,”Hayvanların insanoğkuna karşı bir üstünlüğü vardır.”Biz insanlar bakışlarımızı bu dünyaya çevirmiş,hayvanları göz hapsinde tutarken,mahlukat ise “öteyi” gören gözlerle hep ileriye doğru bakar.
Kafam karışık,göğsüm bir sürü lafla doluydu.Boş bulduğum her yere,Janis Joplin’in meşhur şarkısından şu satırı yazıyordum:”Özgürlük kaybedecek hiçbir şeyinin kalmamış olmasıdır.”