Aristoteles doğaya, bilime, araştırmaya âşıktı.Onun odağı doğa, canlılar, insan bedeniydi.Kendisini bir fizikçi ve doğa bilgini olarak adlandırıyordu. Doğayı saf haliyle araştırıyor, gökyüzüyle, canlılarla, bitkilerle ilgileniyordu. Onun için doğadaki ve insandaki her şey büyüleyiciydi.
Hocası Platon ise doğayla ilgilenmiyordu, çünkü onun için dağa zaten bir yanılsamaydı. Ona göre duyularımızla deneyimlediğimiz her şey bir yanılsamadan ibaretti çünkü her şey bir değişim içindeydi, gerçekse değişmezdi. Eğer gerçek bilgiye ulaşmak istiyorsak, değişmeyeni bulmamız gerekiyordu. Gerçek olan zihnimizdeki fikir, gerçek sandığımız ise görünüşlerden başka bir şey değildi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kalemin ucunu kâğıda bastırarak, büyük harflerle, birinci tekil şahısta ve şimdiki zamanda, çabucak ama ne yaptığını bilerek bu gerçeği yazıverdi.
Olası her şeyin başlangıcı ve tohumu olan bir gerçek.Geçmişte lanet, artık bir lütuf olan.
Sonsuz sayıda evrenin gücünü ve potansiyelini içeren tek bir sözcük.
YAŞIYORUM.