"Çok konuşuyoruz," dedi. "Bu zekice konuşmaların hiç, ama hiçbir değeri yok. İnsanı kendi kendisinden uzaklaştırır, o kadar. Kendi kendinden uzaklaşmak da günahtır. Yapılması gereken, insanın tıpkı bir kaplumbağa gibi kendi içine girip yerleşebilmesidir."
Sanki yabancı bir ruh gelip yerleşmişti içime; bundan böyle evdekilerin oluşturduğu toplulukta yerim yoktu, oysa içtenlik taşan bir topluluktu bu, sanki yitirilmiş bir cenneti arar gibi ikide bir bu topluluğa karşı çılgınca bir özlem gelip çullanıyordu üzerime.
Gurur ve kibir farklı şeyler, ama sık sık aynı anlamda kullanılıyorlar. İnsan kibirli olmadan gururlu olabilir. Gurur daha çok kendimizle ilgili görüşümüze bağlıdır, kibir ise bizim hakkımızda başkalarına ne düşündürtmek istediğimize.