Batı'nın soylularının okuma yazma bilmemekle övündükleri bir çağda, Marekeş'te, Halife en-Nasr, İbn Rüşd ile oturup kalkıyor, Aristo ve Eflatun konusunda onunla tartışmalar yapıyordu.
813'ten 833'e kadar, yani Avrupa'nın okuma yazma nedir pek bilmediği bir dönemde, Halife Me'mun Bağdat'ta kalabalık bir mütercimler heyetinin yardımıyla devasa bir kütüphane kuruyordu. Bilgelik Evi/ Dârü'l Hikme adı verilen bu kurum sayesinde bütün Kur'ân okurları, Helenizm'in buluşlarını bilip öğrenme imkânına kavuşuyordu.