Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
165
Basım Tarihi:
Kasım 2013
Yayınevi:
Fecr Yayınevi
ISBN:
9786055482565
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·165 syf.··
2019 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2019 15:35
Ali Şeriati'nin Aydın adlı eserini okuyunca, insanların “aynı kavramlar” adı altına aldığı 'entelektüel ve aydın' kavramlarının ne kadar farklı olduğunu anladım. Entelektüel nedir? Entelektüel, okuyan, tahsilli, bedeni ile zekasını kullanabilendir. Peki öyle ise 'aydın' nedir? Aydın, köyde yaşasada insanlara ışık ve aydınlık olup yol gösteriyorsa Aydın'dır. Bu gün, günümüzde aydın denildiği zaman direk hangi üniversiteden mezun olduğu sorulur oysa ki bu yanlıştır, aydın tam anlamıyla, içinde bulunduğu tarihsel ve toplumsal mekanda kendi varlığının ve toplumun bilinçinde olan, kendini tanıyan, toplumunun bulunduğu hali tanıyıp iyi gören ve kendi zamanının insanı olup insanlara yol açan, insanlara nûranî bir aydınlık gösteren bir kimsedir yani aydın kendi çağının toplumunda bir rehberdir.
AydınAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013465 okunma
Aydın ve Entelektüel
8/10
·165 syf.··
2021 12. kitabı
"Aydın" ve "Entelektüel" arasındaki fark için tarih ışığında gayet açıklayıcı bir eser olmuş. Özellikle "Alim" konusunda yapılan açıklamaları çok önemli bilgiler olarak buldum. Ali Şeriati okumaktan hiç pişman olmadım şimdiye kadar
Edebiyat
AydınAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013465 okunma
Puan vermedi·165 syf.··
Beğendi
·
2020 124. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2020 16:18
Günümüze de ışık tutabilecek bir eser olan bu kitapta "Aydın" ve "Entelektüel" in farkını anlayabiliyorsunuz. Batılılaşma uğruna sadece taklitçilikle yetinenler yanlış yoldasınız. Özünü ve kültürünü kaybetme lütfen, kapitalist ve emperyalist güçlerin hegemonyasındaki bu dünyada.
AydınAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013465 okunma
Puan vermedi·165 syf.·
2020 36. kitabı
Öz - Benlik kavramlarını yitirmek üzerine... Öz problemi halkın, yöneticinin, entellektüelin ve aydınların problemi. Hemen hemen bütün eserlerinde aydın olmanın vasıflarına değinen yazar ilim derken
AydınAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013465 okunma
Puan vermedi·165 syf.·
2020 14. kitabı
Ali Şeriati ' nin kitaplarını okuyunca çarpılmış gibi hissediyorum. Felsefeden Tarihe , analizden kıyaslamaya tek kelimeyle mükemmel . 3 - 4 defa daha okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Olaylara bakış açısı ve her şeyi patır patır söylüyor olması ayrı bir güzellik katıyor. Ali Şeriatiyi okumak ve anlamak çok şey katacaktır buna inanıyorum. Okuyun kesinlikle okuyun!
AydınAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013465 okunma
9/10
·165 syf.·
2019 28. kitabı
Sizi rahatsız etmeye geldim derken çok doğru söylemiş Şeriati, adı üzerinde kitap tekrar tekrar aydının tanımını yaparak, ne olduğu ya da ne olmadığını pekiştiriyor. Aydının reform, rönesans avrupasında dine karşı ortaya çıktığını vurgulayarak bugün bizim aydın olarak adlandırdığımız kimselerin, çoğunun ancak entellektüel olabileceğini söylüyor. Aydın olmak için öncelikle bireyin kendisini tanıması ve sonrada bulunduğu coğrafyanın çağın gerekliliklerine hakim olması gerektiğini belirtiyor. Ve anladığım kadarıyla aydın muhalif bir kişilik yapısı olarak, topluma yol gösterin, gelişimin önündeki engelleri, kaldırmakla yükümlü bir kimse. Yazar sömürgecilik ve emperyalizmi insanın önündeki gelişimini engelleyen setler olarak görüyor ve, ekonomik sınıf yapısının olduğu bir toplum içerisinde dinden kardeşlikten bahsedenleri ağır bir şekilde eleştiriyor. Aydını ise belli bir kalıba sokmayarak bir çoban bir beden işçisi bir mühendis ya da herhangi bir insanın olabileceğini yeter ki kendini, toplumu, çağı doğru anlamlandırabilmesine bağlıyor. Okunması gerektiğini düşündüğüm bir kitap.
AydınAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013465 okunma
Puan vermedi·165 syf.·
Beğendi
·
2021 77. kitabı
Tadı damağımda kalan, ilerleyen zamanlarda tekrar okuyacağım bir kitap oldu diyebilirim.. Şeriati, yine sizleri "Aydın" kitabıyla aydınlatıyor.. Kitap, bir çok meseleye değinmiş olup genel itibarı ile Aydın kavramının etimolojisine değiniyor ve yineliyor. Aydın ve toplumdaki sorumluluğuna, gerçek aydın ve kopya aydına, entellektüel sınıfa, aydının özelliklerine; bilimciliğine, mantık özelliklerine, asil ve taklitciliğine, doğu'da ortaya çıkışına, kimdire, sorumluluğu nedire, misyonuna, tekniğine, eleştirisel bakışa vs. Yazar, 'Aydın kişiliğini' her açıdan ele alıp değerlendiriyor.. Kitabı okuyup bitirdikten sonra bir kaç defa daha okunulsa daha kalıcı olur diye düşünüyorum.. Kitapla kalın, kitabı okurken yanınıza defter ve kalem almayı unutmayın (:
Felsefe
AydınAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013465 okunma
Puan vermedi·165 syf.··
2025 7. kitabı
Zaman zaman içinde geçen cümleler kitabı bırakmak istediğimde dur devam dedirtiyor du. Aydın kelimesi doğrultusunda yazılmış bir eser... günümüz anlayışın da 'aydın' kelimesinin yanlış kullanıldığı ;okumuş ,tahsil kazanmış kişiler sanarken, köyde dahi olsa insanlara ışık ve aydın olan kişiden bahsediyor yani aydın kişi okuduğu üniversite ile aydın olmaz sadece entelektüel olur. Bazı algıları bu kitapta yıkıyor.. entelektüel denerek insanları sınıflandırmak a tabakasını yüceltip z tabakasını aşağılara çekmek ..... Yine Aydın derken aslında kelime deki gibi etrafına ışık saçan kim olursa olsun o kişidir. Kendini bilen, toplumunu bilen, bilinçlendiren, varlığını belli ettiren kişi dünyanın en uzak bölgesinde kendi haline terk edilmiş bir yerde hiç okul yüzü görmemiş dahi olsa o kişi "aydındır". Aydınlık okuduğu okul ile kazandığı meslek ile olmaz. Bilinçlenmemis okumus olsa da merkepler misali sadece sırtına atmış kişi Aydın olamaz elbet! sadece entelektüel olarak adlandırılır..
AydınAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013465 okunma
8/10
·165 syf.·
2020 25. kitabı
Ali Şeriatından okuduğum ikinci kitap oldu.İlk okuduğum kitap olan İnsanın Dört Zindanı kitabına kıyasla tekrarların fazla oluşu ve konunun ayrıntılı bir şekilde detaylandırılmasından dolayı, biraz
AydınAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013465 okunma
Puan vermedi·165 syf.··
2024 1. kitabı
Müellif, aydın ve entelektüel ayrımından sonra, doğu/islam toplumunda aydın yerine ruşenfikr kelimesinin niçin kullanıldığını entelektüelin hizmet sınıfını ve aydının ise lider ve rehberlik edecek bilge insanlardan müteşekkil olduğu ayrımını yaparak özgün bir aydın tasavvuru çizmektedir. ( Ali ŞeriatiAli Şeriati - AydınAydın )
1000k
AydınAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013465 okunma

Yazar Hakkında

Ali ŞeriatiYazar · 93 kitap
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir. Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir. Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onu Fransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır. Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popülariteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutuklanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü. Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir. Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hala İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir. Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir. Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda Katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir. Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.