·
Okunma
·
Beğeni
·
770
Gösterim
Adı:
Aydın
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
165
Format:
Karton kapak
ISBN:
6055482565
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fecr Yayınevi
Aydın, tek kelimeyle, içinde bulunduğu tarihsel ve toplumsal mekanda kendi “insanî konumu”nun bilincinde olandır. Bu bilinç, cebrî ve zorunlu olarak ona bir sorumluluk vermiştir.
Aydın, özbilinç ve sorumluluk taşıyandır. Kimi zaman okumuş olmayan biri, okumuş olandan çok daha güçlü bir rol oynayabilir. Öyle ki ansızın geri bir sömürge aşamasından oldukça ileri, bilinçli ve devingen bir aşamaya sıçrayan toplumlara ilişkin bütünsel bir araştırma, bu hareketlerin önder ve sorumlularının, bu bilimsel, toplumsal ve devrimci önderlik rolünü üstlenenlerin çoğunlukla entelektüel olmayan çehreler olduğunu göstermektedir.
165 syf.
Sanırım 6 7 defa okuyacağım bi kitap yazar o kadar donanımlı ki söyledikleri o kadar açıklayıcıyken bile ne kadar dolular bu futbolun basit oynanmasındaki muazzamlık gibi bişey
165 syf.
·9 günde·8/10
Oldukça dolu bir kitap, oyle ki anlaşılması ve hazmedilmesi biraz güç.Bu bakımda beni biraz zorlamakla birlikte mutlu da etti.Birkaç kez okunmasi lazim diye düşünüyorum...
165 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
Çok başarılı ve günümüze ışık tutan toplumbilimsel açıklamaların olduğu bu kitap aynı zamanda ''aydın'' kimdir sorusunun yanıtını en doğru ve açıklayıcı biçimde okura sunmaktadır. Yeniden okunmaya adaydır.
165 syf.
Aydın ve entelektüel (her ne kadar iki ''l'' ile yazıp çileden çıkartsalar da) tanımlarıyla başlayan Avrupa ve Doğu'daki aydın kavramını karşılaştırarak devam eden bir kitap. Kısa ve öz. Bu cep kitapları çok hoşuma gitti, çevirisi de oldukça güzel. Diğer yandan okuduğum birkaç Şeriati kitabından sonunda ''Aydın''da fikir ayrılıklarımız baş gösterdi. Yine de yazarın kitaplarını olabildiğince tamamlamaya çalışacağım.

Bir sosyolog olarak değerlendirdiği için Sartre ve diğer filozofların etkilerini görebilirsiniz ancak Şeriati bunlar içinde kaybolacak bir adam değil. Milli ve dini bir bilince sahip. Bu da onu hoş kılan bir diğer özellik zaten.^^
Elinde bastonu, sırtında geleneksel elbisesi ile Gandhi, çökmüş bir hint bedevisi değildir. Tersine o, Shakespare okuyan ingiliz taklitçisi centilmen ve entellektüel Hintliden daha ilerici ve daha medenidir.
“Bu Avrupalı olmayanlar, yani bizim besleme ve yetiştirmelerimiz, dilimizi öğrenip, yaşayış tarzımızı orda yaygınlaştırır, masraf, elbise, yemek tarzlarını, binalarını, kültürlerini, bizimkilerine benzetir; yiyecek iştikaklarını, makyaj ve süs malzemelerini masraf etmeyi, elbise, yiyecek ve bina şeklini, bizim gibi yapar, ve yenilenir; din, kültür, zevk, düşüncelerini değiştirir ve böylece de bize benzemeye devam ettikleri müddetçe pazar bulmaya devam edeceğiz; ancak bu Avrupalı olmayanlar eğer elbisesini eski zamanda olduğu gibi giyerse, kendi zevklerini uygulamaya kalkışırlarsa, kendi yiyeceklerini yerlerse, kendi binasında yaşarlarsa, artık benden hiç bir şey satın alamazlar.”
O, din yerine kafirliği değil, bağımlılık yerine özgürlüğü seçti. Bu bir özelliktir.
Sosyolojide karşılaştığımız şöyle bir mesele vardır: Bir bölgede yüzde yüz doğru ve mantıklı olan bir gerçek, başka sosyal şartlarda yüzde yüz zararlı, tehlikeli, çirkin ve geçersizdir.
Avrupa’da dine karşı verilen mücadelenin neticesi, fikir hürriyeti, düşüncenin gelişmesi, parlak bir medeniyet, acaip ilerlemeler, hayatın bütün sahalarında hızlı ilmi gelişmeler oldu.
Kendisini, kendi aydının tanımayan birinin, toplumu tanıma imkanı yoktur ve iddia ettiği görevi gerçekleştiremez.
Roma’nın eski istirahat etme törenlerinden biri,gladyatörleri vahşi hayvanların önüne atmaktı. Bu zavallı esirlerin, kölelerin kendi hayatlarını kurtarmak için vahşi aslan, kaplan veya panterlere karşı bütün güçleriyle savaşmaları gerekiyordu. Vahşi bir hayvana karşı bütün gücü ile yaka paça olan bir insanın ümidsiz bir şekilde mücadele vermesini seyredenler,lezzet alıyorlardı. Romanın bütün medeni insanları gladyatör meydanlarındaki merasimleri seyretmeye geliyorlardı. Sadece soylular ve güçlüler değil, hatta büyük hekimler, filozoflar, büyük sanatkarlar ve bunların benzerleri bu meydanların sahnelerinin seyircileriydi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aydın
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
165
Format:
Karton kapak
ISBN:
6055482565
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fecr Yayınevi
Aydın, tek kelimeyle, içinde bulunduğu tarihsel ve toplumsal mekanda kendi “insanî konumu”nun bilincinde olandır. Bu bilinç, cebrî ve zorunlu olarak ona bir sorumluluk vermiştir.
Aydın, özbilinç ve sorumluluk taşıyandır. Kimi zaman okumuş olmayan biri, okumuş olandan çok daha güçlü bir rol oynayabilir. Öyle ki ansızın geri bir sömürge aşamasından oldukça ileri, bilinçli ve devingen bir aşamaya sıçrayan toplumlara ilişkin bütünsel bir araştırma, bu hareketlerin önder ve sorumlularının, bu bilimsel, toplumsal ve devrimci önderlik rolünü üstlenenlerin çoğunlukla entelektüel olmayan çehreler olduğunu göstermektedir.

Kitabı okuyanlar 60 okur

  • Ulugh Beg
  • "Toska"
  • Doğukan
  • Zey.
  • Ömer ATALAN
  • AHMEDLÍ9420
  • Onur Bayazıt
  • Sibel Hacıoğlu
  • Murat İslam
  • Özcan Özgür

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.1 (8)
9
%14.3 (3)
8
%23.8 (5)
7
%19 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%4.8 (1)