8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
Merhaba kitapsever dostlarım farklı bir ktap okudum. İnsanın kendi iç dünyasını aralayan bir kitaptı benim için. Alışılmış kalıpların dışına çıkarak Kur’an’ın sembolik diline farklı bir pencereden bakıyor ve ayetlerin ardında yankılanan o derin sesi hissettirmeyi başarıyor. Kitap boyunca bilinç ve zihnin ayrımına, egonun insan üzerindeki etkisine ve ruhsal uyanışın nasıl mümkün olabileceğine değinilmiş. En çok hoşuma giden şey, egoyu düşmanlaştırmak yerine onu dönüştürülmesi gereken bir parça olarak ele almasıydı. Çünkü bazen insanın en büyük savaşı dış dünyayla değil, kendi içindeki yüklerle oluyor. Surelerin içinde saklanmış hakikatleri keşfederken bir yandan da kendi içimde taşıdığım yükleri düşündüm. Bu kitap bana, içsel arınmanın aslında bir kaçış değil; insanın kendine dönüp yüzleşmesiyle başlayan bir yolculuk olduğunu hatırlattı. Bazı cümleler vardı ki altını çizmek yetmedi, uzun uzun durup düşündürdü. Benim için bu kitap, bilgi vermekten çok uyanış hissi bırakan bir okuma oldu. Bitirdiğimde zihnimde tek bir şey kaldı: Bazen hakikati görmek için önce üzerimizdeki balçığı fark etmek gerekiyor. Alışılmışın dışında özgün kitap arayışında olanlara kesinlikle tavsiyemdir. Yeni kitaplarla buluşmak dileğiyle sevgiler. @kitapsever.bayan tavsiyrsi ile okudum
Meğersem Güneş Hep Balçıkla SıvanırmışRecep Çiftçi · Ceres Yayınları · 202611 okunma
10/10
·560 syf.··
2026 19. kitabı
Merhabalar Efendim Sizlere en değerli serilerimden olan Bronz'un final kitabı ile geldim. Baştan söyleyeyim bolca duygu yüklü ve spoiler içeren bir yorum olacak. Dikkat edenlere duyrulur. Serinin final kitabı olduğu için konu kısmını atlayarak direk yoruma geçiriyorum. Bronz'un Hisarın hastalığını öğrendikten sonra onu bir onu tedavi için bir kliniğe yatırmasıyla biten son kitabımızın ardından tedavi olan Hisarı okuyarak başlıyoruz bu kitabımıza. Hisar tamamen hastalığından kurtulmuş durumda ama zorlu günler aslında onu Bronz cephesinde bekliyor. Bronz Hisara çok kızgın ve çok kırgın. Kendisini düşünmediği için, onu düşünmediği için, beraber yaşayacakları geleceklerini düşünmediği için, kendini bazı şeylere feda ettiği için. Hem kızgın hem Kırgın olan bir bronz okuyoruz. Hisar ona yaşattıkları için çok pişman ama kendi içinde de haklı sebepleri var ve bu süreçte Hisar'ın Bronz'a kendini affettirmesini ve onun peşinden bir adım olsun ayrılmamasını okuyoruz. Bronzu anlayabiliyorum o yüzden sert davranışlarını, soğukluğu gayet anlaşılabilir. Hisar'ın da yaptığı ile yüzleşmesi ve kendine ne kadar doğru gelse de sevdiği adamın bakış açısından baktığında ve bu durumla bil hassa kendisi de karşılaştığında Bronz'un ne hissettiğini, nasıl kırıldığını gayet iyi anlıyor ve bundan duyduğu pişmanlığı da her defasında dile getiriyor. Bazı şeylerin sonuna geldik final kitabımızda. Çözülen sırlarımız var, geçmişin karanlık perdesi ile yüzleşiyor karakterlerimiz. Fedakarlıklar sonucunda kaybettiğimiz karakterlerimiz var. Çok ağlayarak okudum o kısımları. Aslında Serdal'ın ölmesine üzülmemem gerektiğini biliyordum, çünkü herkes ailesiyle birlikteyken O da en güzel şekilde ailesinin yanına gitmeliydi ve onlara kavuşmalıydı. O yüzden içim bir parça buruk olsa bile onun için en güzel
Bronz 6Özge Naz · Guardian Yayınları · 202679 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi
Mastar veya isim formunda Kur’an-ı Kerîm’de yetmiş kadar ayette geçen “Kur’an” kelimesinin hangi dilden ve hangi kökten olduğu konusunda âlimler tarafından bir mutabakat sağlanmış değildir. Resulullah’a nazil olan vahyin “Kur’an” kelimesi ile isimlendirilmesi yedinci yüzyıl Arap dili geleneğine pek uygun düşmeyen bir isimlendirmedir, şeklindeki bir düşünceyi İslam âlimleri ve müsteşriklerin kelimeye biçmiş oldukları anlamların çeşitliliği de güçlendirmektedir. Nitekim Arap edebiyatçısı Câhiz(ö.255/869) konuyla ilgili şu ifadelere yer vermektedir:” Allah kendi kitabını hem genelde hem de özelde Arapların kendi kelamlarını adlandırma tarzına aykırı biçimde isimlendirmiştir. Araplar şiirlerinin bütününü ‘dîvan’ diye nitelendirirken, Allah bir bütün olarak vahyi ‘Kur’an’ diye isimlendirmiştir. Araplar şiirlerin bölümlerini ‘kasîde’ diye nitelendirirken, Allah Kur’an’ın bölümlerini ‘sûre’ diye isimlendirmiştir. Araplar şiirlerinin daha küçük bölümlerini ‘beyt’ diye nitelendirirken, Allah küçük vahiy birimlerini ‘ayet’ diye isimlendirmiştir. Araplar şiirlerindeki mısra sonlarını ‘kâfiye’ diye nitelendirirken, Allah ayet sonlarındaki kelimeler ve harfleri ‘fâsıla’ diye isimlendirmiştir.” Kur’an kelimesinin ne anlama geldiği ile ilgili ileri sürülen farklı görüşleri kısaca ele alalım. İmam Şafiî bu konuda şunları söyler :”Kur’an kelimesi aslında harf-i tarifli ve hemzesiz ‘el-Kuran’ şeklinde olup kara’e veya başka bir kökten türemiş değildir; bilakis Tevrat, İncil gibi Allah’ın gönderdiği vahyin özel ismidir.” İmam Şafiî’yi istisna tutarsak Kur’an kelimesinin bir kökten türediği konusunda İslam âlimlerinin hemen hepsi mutabıktır. Ebu’l Hasan el-Eşarî(Ö324/936)’ye göre Kur’an “iliştirmek, birleştirmek, birbiriyle bağlantılı hale getirmek” anlamındaki “krn(karn)” kökünden
Kur’an, Vahiy, NüzulMustafa Öztürk · Ankara Okulu Yayınları · 201641 okunma
6/10
·456 syf.··
2026 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 14:55
Merhabalar #reverseharem türünü oldukça seven bir okur olarak, yabancı #booktok tarafında ve bizim #bookstagram larda da inanılmaz sevilen (kitabın eksiklerine rağmen genel olarak nasıl bu kadar sevildiği ve övüldüğü kısmı konusunda cidden akıl tutulması yaşıyorum.Yanlış anlaşılmasın herkesin okuma penceresi farklı tabi ama bariz olan bir şeyler varken bu kadar övülmesi bana açıkçası garip geliyor.) ve benim de uzun zamandır merak ettiğim Herakles'in Kanı yorumuyla geldim. Kitabın konusu kısaca; Alexis, evlatlık büyüyen ve çocukluğu boyunca birçok travma yaşayan, kekemeliği ve kırılganlığı yüzünden dışlanan genç bir kız. Bir gün, kendisi gibi evlatlık olan kardeşi Charli ile hayatlarını daha iyi şartlara taşımak için girdiği sınavda kanının Spartalı olduğu ortaya çıkıyor ve tüm hayatı bir anda değişiyor. Güçlü savaşçılarla dolu bir akademiye kabul edilen Alexis, burada hem geçmişinin sırlarıyla hem de kendi gücüyle yüzleşmek zorunda kalırken olaylar gelişmeye başlıyor. Öncelikle kitapta sevdiğim tek şeyin Alexis ve yılanı Nyx'in ilişkisi olduğunu söyleyebilirim. Aralarındaki o alaycı diyaloglar gerçekten hissediliyordu ve kitap boyunca bana keyif veren nadir detaylardan biriydi. Dostluklarını okumak güzeldi. Evren tarafinda ise kitap; Yunan mitolojisi, tanrilar, Sparta halkı, Olimposlular ve yeraltı halkı gibi oldukça ilgi çekici detaylara sahip. Olimposluların güçleri daha yalın ve tanrısal bir tarafta ilerlerken, yeraltı halkının güçleri daha karanlık ve ölümcül bir yapıdaydı. Bunun yanında Titanlarla süregelen savaş da evrene ayrı bir potansiyel katıyordu. Açıkçası konu ve karakter altyapısı bana oldukça güçlü geldi. Ama ne yazık ki benim için sorunlar da tam burada başladı. Yazardan ilk okuma deneyimimdi ve maalesef kaleminden hiç hoşlanmadım. Alexis'i o kadar
1000Kitap
Herakles’in KanıJasmine Mas · Juno Kitap · 2025150 okunma
8/10
·304 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:00
Yasin Pişgin’in dilini ve anlatımını ben beğeniyorum ancak herkese göre değil bence, genellikle daha romantik bir dil takınıyor. Bu kitapta ne kadar tefsir kitabı olsa da tam olarak tefsir okumuyorsunuz aslında, surelerin biraz daha duygusal yönüne değinerek anlatıyor. Bu yüzden bir kitaptan beklentisi ham bilgi olan insanı bu kitabın tatmin edeceğini zannetmiyorum. Ama eğer beklentiniz İslamiyete daha duygusal bir pencereden bakmak, daha yumuşak bir dilden okumaksa Yasin Pişgin’in tüm kitaplarını önerebilirim.
Yedi Ayet Yedi ŞahsiyetYasin Pişgin · Timaş Yayınları · 20241,192 okunma
Elfhame Ayaklarımın Altında
9/10
·360 syf.··
2026 51. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 12:51
Bana bir şey oluyor serilerin devam kitaplarına da inceleme yazmaya başladım. :) İlk kitapta Jude yönetimi ele geçirmişti ve Cardan'ı 1 yıl 1 gün boyunca kontrol edebilecekti. Kitapta buradan devam ediyor. Aradan 5 ay geçmiş Jude kendini devlet yönetimi olsun, savunma açısından geliştirmiş. Ama saray entrikaları durur mu??? Durmaz. İNCELEMEM: Çeviri yine kötüydü! Lakin ilk kitaptaki kadar değildi. Karakterleri artık bu kitapta sevdim. Ama belirtmem gerekir ki kitapta romantik unsurlardan çok siyasi çatışmalar mevcuttu. Ki bu benim daha çok hoşuma gitti. Ama bir yandan da Cardan'la aralarındaki bağı tam oturtamadım. Evet birbirlerinden hoşlanıyorlar ama ilişkilerinin adını koyacağım sahneler pek yoktu. Cardan, Jude'u su altı krallığından kurtardı eyvallah. Ki onu sevdiği de belli ama Cardan'ın bakış açısını göremediğimden kopukluklar var. Şimdi ille çoklu bakış açısı mı olmalı diye soracaksanız? Hayır ille de olmamalı. Normalde bu tarz şeylere takılmam. Hatta uzun süredir çok bakış açılı kitap okuduğumdan yoruldum. Ama bu kitapta adlandıramadığım kopukluklar var. Onun dışında Jude'un gücünü, dayanıklılığını çok iyi gösteren bir kitaptı. Spoili kısma giriyorum!!!!!! Kitaptaki ters köşeler iyiydi beni tatmin etti. Jude'a suikast girişiminde bulunan kişinin Locke olmasını beklemezdim. Jude'a saygım o sahnede arttı BANA GÜÇLÜ KADIN KARAKTERLER VERİNNNNNN. Bu kitap Jude sevgimi katladı da katladı. Efsunlanma numarası, devleti o kadar iyi yönetmesi, zekici planlar oluşturması, kendi yarasını dikmesi... BA-YIL-DIMMMM. İhanet kısmına gelecek olursam Hayalet ilk kitapta zaten biraz garip davranıyordu ama onu karakterine verdim. Büyük bir hata yapmışım!! Hainin önde gideniymiş. Vivi'nin sevgilisini efsunlaması hiç hoşuma gitmedi. Kızı periler diyarına götürüyor ama
1000Kitap
Lanetli KralHolly Black · Dex Yayınevi · 20201,649 okunma