“Benden uzak dur “dedi gözyaşlarını silerek. “Ama ben seni…” “Sus duymak istemiyorum “ O an hiçbir şey yapmadan öylece durdu. “Neden sevgime inanmak istemiyorsun “diye sordu boğazına bir yumru oturarak. Onu umursamayarak .cevap vermedi. Lavinyanın gözlerinden bir damla yaş düştü. “Herkes seni sevmiş gibi mi yaptı?”
Papyonlu Prens
Kendi kalemimden..
Bir kadın olmakla başladım düşünmeye bu gece. Sonra kadınlığın ne olduğunu unuttum. İnsan bazı şeyleri tanımlamaya çalıştıkça uzaklaşıyor galiba onlardan. Aynanın karşısına geçtim. Yüzüm aynı yüzdü. Gözlerim de bildiğim gözler. Ama sanki yıllardır içimde yaşayan kadınla hiç tanışmamışım gibi hissettim. Ne çok şey yüklemişler omuzlarına. Güçlü ol demişler. Sus demişler. Konuş demişler. Affet demişler. Vazgeç demişler. Herkes bir şey söylemiş de kimse ne istediğini sormamış. Bir kuş tüyüne benzettim sonra kendimi. Hafif sanılan ama düştüğü yerin ağırlığını taşıyan bir kuş tüyüne. İnsanların zarif dediği şeyler ne çok yük taşıyor aslında. Balkondan sokağa baktım. Lambaların altında yürüyen insanlar vardı. Herkes bir yere yetişiyor gibiydi. Ben yıllardır kendime yetişmeye çalışıyormuşum meğer. Ne zaman yaklaşsam biraz daha uzağımda buluyordum kendimi. Kadın olmak biraz da bu muydu acaba? Sürekli bölünmek. Bir yanın çocuk kalmak isterken diğer yanının herkese annelik yapmak zorunda hissetmesi. Bir yanın sevilmek isterken diğer yanının kimseye ihtiyaç duymadığını kanıtlamaya çalışması. Bilmiyorum. Bu gece kesin cevaplar vermek istemiyorum. Çünkü en çok kesin bildiklerim yanılttı beni. Sadece şunu biliyorum. İçimde yıllardır yaşayan o kadın kusursuz değil. Yoruluyor. Kırılıyor. Bazen kaçmak istiyor. Bazen kimseye anlatamadığı şeyler için ağlıyor. Ve galiba ilk defa onu değiştirmeye çalışmıyorum. Pencereden içeri giren rüzgâr gibi kabul ediyorum. Biraz dağınık. Biraz kırgın. Biraz güçlü. Biraz çocuk. Biraz kadın.
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Üzgün olduğumuzda ve hayata katlanamadığımızda bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle: Sus! Bak bana! Yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil.” Hermann Hesse, Ağaçlar
Alıntı
Kader , insana sus demişse bağırmaya gerek yok...
Alıntı
nasihatten sayarım; ovada sert es, yamaçta sus, ırmakta ağla.
Duygu ve Düşünce
Kafanı süs diye rafa da kaldırsan olur. Sherlock Holmes - İpucu, Arthur Conan Doyle