Zira düşünüyorum ki ve belki de biliyorum ki insan en çok üzüldüğü zaman ellerini duaya açar, istediği olmadığında yalvarır en çok Allaha, başına bir kötü iş geldiğinde sessizce kıpırdanmaya başlar dudakları. O zaman gerçekten de hüzün, sıkıntı, keder o kadar da kötü değildir demek ki. Bilmiyorum...
"Timur," dedim nefes nefese. Ve ona söylenebilecek en son cümleyi söyledim. "Çok konuşuyorsun, sus ve arabayı sür."
Murathan, "İşte bize konuşsaydın birader, biz yenge gibi sana bunları söylemezdik," dediğinde Timur'a bir konuda hak veriyordum. Bazen kaynana gibi oluyordu. İstemsizce ağrılarıma rağmen gülmek istedim.