Spoiler içeriyor.
Bu hayatta bir kitabı bu kadar çok sevebileceğim düşünmezdim. O kadar güzel ki...
Okurken her defasında sanki orada Talya değil de ben varmışım gibi hissettim. Tam tüm duvarlarını indirmek için hazırlanmak tekrar küçük bir kız çocuğu gibi duvarlarına tutunuyor. Hazar ile olan ilişkisi, aslında olmayan, beni çok kötü etkiledi. Hazar'ın onu asla tam olarak görmemesi, onda hep saydam olarak gözükmesi çok tanıdık. Hiç kimseye karşı güven beslememesi bile o kadar tanıdık ki.
Kitabın başında edebiyat projesi için Gazel'le eşleşmelerinden beridir Gazel'e abayı yaktım. Kendisi bundan sonra Beyza Aksoy erkek karakterlerinden en sevdiklerimden (Lodos gelene kadar. Onu okumak için sabırsızlanıyorum. Bir de NASIL UKTEYLE LODOS OLMAYACAK???) Her zaman o kadar iyiydi ki Talya'ya karşı. Sanki Talya'nın ne istediğini hep biliyordu. Hazar'ın Vital Bulgularda ana karakter olması saçmalık.(abarttım) Büyük ihtimalle orada beyzanın yazdığı en büyük kalpkıran olacak. Aslında Pamir bence kalpkıran değil amaa... neyse.
Kitapta şok üstüne şok geçirdim. Sonlarda dedesi olarak bildiği kişinin aslında öz babası olarak çıkması, yedirmedim bile. Öyle bir anda geldi ve bitti ki her şey yaşayamadım acısını. Gazel ile daha iyi bir sonu hak ediyorlardı bu kitapta. Gazel daha fazlasını hak ediyordu. Beyzanın yazdığı en iyi karakter olmasına rağmen hak etmedi bu kadar değersiz olmayı kendi kitabında.Meri ve Esme de beni şoka uğrattı. Aslında bir yerde saçma buluyorum bu sonu ama neyse... Yine de çok sevdiğim bir kitap. En sevdiğim.