okuduğum ilk Ahmet Ümit eseri
Kendim de şöyle bir şey fark ettim dizilerde,filmlerde sadece ana karaktere odaklanılmasını sevmiyorsam kitaplar için de bu geçerliymiş. Ahmet Ümit'in tüm karakterlerine olan saygısına hayran kaldım. Geçmiş nerden geldiğimizi, olaylara yaklaşımımızı, düşüncelerimizi etkileyen en büyük unsurlardan biri. Her ne kadar "Geçmişte kaldı, unuttum." densede yaşanan hiçbir şey unutulmuyor. Yazar ne güzel demiş "Her dokunuş iz bırakır." Kitapta aradığımız katil namı diğer körebe, tertemiz masum bir çocukken kirletilmiş tecavüze uğramış binlerce çocuktan sadece bir tanesi. Kendini affetmek için çareyi öldürmekte bulmuş.
İtiraf etmek gerekirse körebenin kimliğini tahmin edemedim ama olayın kırmızı toprağa bağlanacağını düşünmüştüm.Son yirmi sayfayı kaç dakikada okuduğumu bilmiyorum, hiç beklemediğim bi anda kırmızı toprak ortaya tekrardan çıktı, Savcı Nadir'in arabasından.
Kitapta hiç bi kopukluk yoktu, öyle akıcı, olaylar birbirlerine öyle bağlanmıştı ki tahmin etmek için zamanım bile olmadı. Tüm ipuçları gerekiyordu çünkü.
Ahmet Ümit...