Akşam odaya yavaş yavaş çökmüştü, hissetmedi. Çünkü akşam olduğunda, sanki öğle vaktiymiş gibi ukalaca pencereden bakamazdı, akşam sessizdi, karanlık sular gibi duvarlardan fışkırır, tavanı en tepeye, yokluğa kadar kaldırır, bütün eşyaları sessizliğin seline katardı.