Savrulup bir kenara atılan, toprağın üzerinde kıvrılıp şekil değiştiren ve üzerine acımasızca basılan bir mum ışığı gibi seğirterek sönmek yerine; eğlenceli bir anda, büyük ateşler, kıvılcımlar ve alevler çıkaran bir yangında sanki tesadüfmüş gibi hayatını sonlandırmayı arzuluyordu.
Uçuruma dans ederek atlamak istiyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Akşam odaya yavaş yavaş çökmüştü, hissetmedi. Çünkü akşam olduğunda, sanki öğle vaktiymiş gibi ukalaca pencereden bakamazdı, akşam sessizdi, karanlık sular gibi duvarlardan fışkırır, tavanı en tepeye, yokluğa kadar kaldırır, bütün eşyaları sessizliğin seline katardı.
Ölmeden toprağa gömülmüş, toprak altındaki tabut içerisinde feryat edip sesini duyurmaya çalışan biri gibiydi adeta. Yukarıda onu hiç kimse duymuyordu, insanlar oradan yürüyüp geçiyor, onun sesi de adımlara karışıyordu.
Sevgilim, dinle, sana yalvarıyorum... Bu, senden istediğim ilk ve son şey... Bunu hatırım için her doğum gününde yap lütfen. Çünkü doğum günü insanın kendi üzerine düşündüğü bir gündür. Güller al ve onları vazoya koy. Yap bunu sevgilim; diğer insanların ölüp giden sevdiklerinin arkasında yılda bir kez yaptıkları anma törenleri gibi sen de beyaz güller alarak an beni. Artık Tanrı'ya inanmıyorum; sadece seni seviyorum ve sadece sende yaşayacağım... Ah, sadece yılda bir kez, çok ama çok sessizce yap bunu; tıpkı yıllardır seninle nasıl yaşadıysam öyle, sessizce... Yalvarırım bunu yap sevgilim... Bu senden yapmanı istediğim ilk ve son şey... Sana teşekkür ederim... Seni seviyorum, seni seviyorum, elveda...