Hizmetler bir dilenci olarak doğmakta
Acınası hiçlikler ise görkeme boğulmakta
Ve sanatın ağzı iktidar sahiplerince tıkanmış
Düşüncenin hiçbir hakkı hukuku kalmamış
Ve yalın dürüstlüğün de adı aptallığa çıkmış.
Sonu hüsrana uğratmadı desem yalan olur.Nasıl bir keşmekeş sonuna kadar her şey aklı selim bir hal alır diye bekledim.Ama maalesef üzdü.
Sadece sonu değil kitap süreç içinde hep bir belki sorusunu sordurup sonra maalesef dedirtti .Burda aşk ta kazanmadı gurur da sevgi de her şey ve herkes kaybetti yalnız pişkin seven (sevdiğini söyleyen.Sonra umarsızca hayatlarına devam eden pişkin erkekler) erkekler hariç..
Haksızlık etmemek gerekirse Charles bu hikayedeki tek masum. Tek içten seven, fedakâr, acınacak bir aşık .Çok sev ama sevilme.Onun için tam olarak bu cümle kurulmalı. Buna alinyazisi demeside başka bir mantık bulamaması kabullenememesinden geliyor.
Sonunda acıdan öldüğüne eminim zira kim sevdiği kadının onunla evliyken aynı zamanda iki erkekle olan beraberliğini öğrenip kendine acımaz ki kendini sevgisini sorgulamaz ki .. Kitabın bazı yerlerinde nasıl bu kadar sevebilir nasıl bu sükunet anlayış ve bağlılık olur diye düşündüm..
Bazense Mademe Bovary de kızamıyorum.Okuduğu hayal ettiği aşkı , ihtirası arıyordu . Evlendiğinde pek küçük ve neyi isteyip istemediğini tam olarak bilmiyordu .Sonu hep aynı biten yasak aşklarının sonunu getiren bu kadın bencilce istekler içinde gözü dönmüş bir hale geliyor. Eşi ve çocuğuna karşı tutumu toplumsal açıdan tartışılsada ben bu şekilde düşünmüyorum zira yaşadığı sancılı yaşam ondan bircok şey alıyor karşılıklı bir tukeniş demek istiyorum buna .