Sanki kendi, kendisi değildi. Birçok bedene sahipti ve birçok beden birçok hâl yaşıyordu. Bir bedeni uçurumlardan yuvarlanıyor, bir bedeni sıcaklarda kavruluyor, bir bedeni bataklıkta çırpınıyor, bir bedeni de yabancı biri olmuş karşısındaki bu adama dolaylı yoldan evlenme teklif ediyordu.
Adı neyse ne, zararı ne kadar büyükse, acıtacaksa, kanatacaksa hatta söylenenler gibi yakacaksa da razıydı. Ölüm bir defa değil miydi? En çok da o an gibi birçok an yaşayacaksa acımak, yanmak, defalarca ölmek bile güzeldi!