Şeyda Ütgünoğlu

Şeyda Ütgünoğlu
@sveyl
yanana kadar, yanıp yakmayana kadar instagram/seydatgnl
Boş gezenin boş kalfası
Ortaokul terk
Muğla
Antalya, 3 Kasım
8 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Allah bilir;
Hz. Ömer bin Hattâb Hazretlerinden şöyle rivayet edilmiştir: "Ben uyandığım zaman nasıl sabahlamışım aldırmam. Uyku yolumdan döndüğümde ben, hoşluk mu karşılamış beni nâhoşluk mu? Aldırmam. Çünkü bilemem ki ben, hangisinin göğsünde saklanmada hayır. Bilemem." Hz. Ömer'in ağzından dökülmüştür bu sözler. Çünkü ne güzel rıza göstermiştir o, Allah'ın tedbirine karşı. Güvenirdi o, Rabbimizin ihtiyarına ve rızasına. Nitekim Cenâb-ı Hakk şöyle buyurmuştur: "Sizin için daha hayırlı olduğu hâlde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğunuz hâlde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz."
Sayfa 196·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Nasibin bulur seni;
Senin haricinde vâki olan hususlarda ne talep edici ol ne de kederlen. Senin elinde olmayan şey, ya senindir ya da başkasının. Eğer senin olacak ise o, döner gelir bulur seni; sen de sürüklenirsin o nasibe doğru. Çok geçmeden kavuşma hâsıl olur. Eğer senin değil ise uzaklaştırılırsın ondan da senden kaçar gider. Kavuşmak bir hayale inkılap eder sizin için.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Beşinci sohbet;
Lezzet ve şehvetinden çıkan kerih kokuyu duyar duymaz tıkayıver burnunu. Kurtar kendini ondan ve onun âfatından. Sana taksim olunan elbet ki ulaşacak sana. Bir de bakmışsın ki sen bambaşka bir sen olmuşsun. Allahu zü'l-Celâl buyurdu Nebiler Nebisi Peygamberimiz Efendimize; “Onlardan bazı zümrelere, sırf kendilerini denemek için verdiğimiz dünya hayatının süslerine gözünü dikme! Rabbinin sana verdiği nimet, hem daha hayırlı ve değerli hem de daha devamlıdır. ”
Sayfa 22·Kitabı okudu
Stoa felsefesinin meşhur bir duasıdır;
‘‘Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için kuvvet, değiştirebileceğim şeyler için cesaret ve bu ikisini birbirinden ayırmak için akıl ver.’’
Bilge Kağan şöyle demektedir;
"Tanrı bu­yurduğu için milletimi gözünün görmediği, kulağının duymadığı ileri gün doğusuna, geri gün batısına, beri gün ortasına, yukarı gece ortasına götürdüm. Altunun sarısını, gümüşün akını, ipeğin safını, atın aygırını, kakımın karasını, sincabın gökünü Türklerime kazandırdım”. Milletine o derece güveniyor ve ebediliğine inanıyordu ki; "Ey Türk! üstte gök yıkılmaz, alt­ta delinmezse senin devletini, töreni kim bozabilir?" demektedir.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Tarih