Hayatın ,insanlığın çoğunluğu için,içtenlikle yaşanması gereken bir mutluluk değil,baskılar ve cezalarla ve inanılması gereken yalanlarla yapılmış dar bir alanda,sürekli bir rol yapma hali olduğunu,ilk bu sıralarda sezmeye başlamış olmalıyım.
Gerçek aşk acısı,varlığımızın en temel noktasına yerleşir,bizi en zayıf noktamızdan sımsıkı yakalar ve diğer bütün acılara derinden bağlanarak bütün gövdemize
ve hayatımıza hiç durdurulamayacak bir şekilde yayılır.