Kimse göründüğü kadar dayanıklı değildir. Sadece görünmeyen yangınlar, duyulmayan fırtınalar, gizlice çürüyen ruhlar vardır. Nedir günler, nedir aylar? Benim için bir önemi yok bunların; Mezarda olan için zaman, anlamını kaybeder.
Ben aşkın bir yıldırım olduğunu sanıyordum.Geldi mi çarpan,çarptı mı tarumar eden bir yıldırım olduğunu…Oysa aşk,başı sonu olmayan bir labirentmiş.İnsanın,birbirini takip ederken farkına varmadan girdiği,girdikten sonra bir daha geri dönemediği,çıkışı bulmaya çalıştıkça daha da çok kaybolduğu bir labirentmiş.
İyi yetişmiş,hayatın sillesini henüz yememiş kimselerin sahip olduğu çocuksu saflıkla,herkesin ama bilhassa sevdiklerinin kendi doğrularını şiar edinmesi,haksızlıklara aynı şekilde öfkelenmesi gerektiğini düşünürdü.