S.

Evrim zihinlerimizi öylesine şekillendirmiştir ki psikolojik olarak acı çekmek -kendimizi kıyaslamak, değerlendirmek ve eleştirmek; sahip olmadıklarımıza odaklanmak; sahip olduklarımızdan hoşnut olmamak ve çoğu asla gerçekleşmeyecek bin türlü korkutucu senaryoyu kafamızda kurmak- kaçınılmaz kaderimiz haline gelmiştir.
Alıntı
Reklam
Kâğıttan bir kafese konmuş bir aslan gibi, insanoğlu da en çok kendi zih­ninin yanılsamaları nedeniyle kapana kısılır. Ancak görüntü­süne rağmen bu kafes aslında insan ruhunu hapsedebilecek bir bariyer değildir.
Alıntı
İronik olan şu ki, insanlar sadece mutluluğu aramakla kalmayıp -özellikle ‘mutsuzluk’ hissinden kaçınmak için- mutluluğa tutunmaya çalışırlar. Ne yazık ki, tam da bu kontrol etme çabaları yorucu, planlı, ka­palı, katı ve sabit hale gelebilir.
Alıntı

S.

, bir kitabı okumaya başladı
Russ Harris
8.5/10 · 995 okunma
Kıskan­manın ardında yatan; araya bir üçüncü kişi gireceği ve "sevgi nesnem"i ya da bunun bir bölümünü elimden alacağı gerek­çesiyle sevilen şeyi kaybetmekten ya da artık sevilmez olmaktan duyulan korkudur.
Alıntı
Reklam