İki çocuğum daha olacak. Onlarla okumayı, yazım kurallarını, fiil çekimlerini öğrenmeyi sürdüreceğim.
Bana bir kelimenin anlamını ya da yazılışını sorduklarında asla, "Bilmiyorum," demeyeceğim. "Bir bakayım," diyeceğim.
Ve bıkıp usanmadan sözlüğe bakacağım. Bir sözlük tutkununa dönüşeceğim.
…
Fransızca yazmak, mecburum buna. Bu bir meydan okuma.
Okuma yazma bilmeyen birinin meydan okuması. 
Öncelikle yazmak gerekir, elbette. Sonra da yazmaya devam etmek. Kimsenin umurunda değilken bile. Kimsenin asla umurunda olmayacağı duygusuna kapılırken bile. Yazılmış kâğıtlar çekmecelerde birikirken ve diğerleri yazılırken unutulurken bile.