Sıla Yılmaz

Sıla Yılmaz
“ Ama sonuçta zaman her şeyin ilacı alınan yaşın da tüm duygular üzerinde özel ve hafifleştirici bir etkisi var. Ölümün yaklaştığını hissettikçe, ölümün gölgesi yolunuzun üzerine simsiyah düştükçe, olaylar gözünüze eskisi gibi batmıyor, derin duygularımızla artık aynı şekilde seslenmiyor, tehlikeli gücünden çok şey kaybediyor.”
Reklam
“ O zaman içimi acıtan şey hayal kırıklığıydı… O genç adamın o denli itaatle gitmesinin verdiği hayal kırıklığı… Beni durdurmak, yanımda kalmak için hiçbir girişimde bulunmaması… Oradan ayrılıp gitmesi konusundaki ilk arzuma minnet ve saygıyla boyun eğmesi… Beni kendine çekmek için bir şey yapmak yerine… Beni yoluna çıkan bir azize gibi görmesi sadece… Ve beni görmemesi… Bir kadın olarak hissetmemesi.”
”O an sanki taş kesildim. Çünkü o insanın o sırada nereye gittiğini hemen anlamıştım: ölüme.”
"İnsanların çoğu sınırlı bir hayal gücüne sahiptir. Duyumlarını uyaracak ölçüde yakınlarında gerçekleşmeyen bir olaya ilgi göstermek pek içlerinden gelmez; ama aynı şey gözlerinin önünde, doğrudan duygularına dokunma mesafesinde gerçekleşirse, bu olay önemsiz bile olsa, hemen aşırı bir duyarlılık gösterirler”
"Bugüne kadar hiçbir heykeltıraş, hiçbir şair, ne Michelangelo ne de Dante bana bu nihai ümitsizliği, yeryüzünün bu nihai sefaletini, yağmura teslim olup kendini tek bir hareketle bile koruyamayacak kadar kayıtsız ve yorgun duran bu canlı insan kadar etkileyici hissettirmemişti."
Reklam