"Naturally, from now on, everything would be in distrust of outward appearance. Before he could believe in something, he would first have to learn the truth of his inside."
"Doğal olarak bundan böyle her şeyin dış görünüşten karşı sonsuz bir güvensizlik içinde olacaktı. Bir şeye inanması için önce onun iç yüzünü gerçeğini öğrenmesi gerekecekti."