“Ait olduğu yeri bulamamıştı çünkü. Kendini bulduğu her yere uyum sağlamış, işte ve eğlencede iyi olması sebebiyle, hakları için savaşma ve karşısındakinde saygı uyandırma isteği ve yeteneği sayesinde her zaman ve her yerde sevilen biri olmuştu. Ama hiçbir yere kök salamamıştı. Etraftakileri memnun edecek kadar uyum sağlamış ama kendisi tatmin olamamıştı. Her zaman bir huzursuzluk hissiyle altüst olmuş, daima ötelerden gelen bir çağrıyı duymuş, kitapları, sanatı ve aşkı bulduğu ana kadar hep dolaşmış ve aramıştı.“
artık uykunun ihtiyaç olduğu evreninde ötesinde, zorunluluk olduğu durumdayken uyumayacak şeyler yaparım. migrenimin beyin hücrelerimle çatışmaya girdiği anlarda son ses müzik dinlerim. son sigaram olduğunu düşünüp söndürdüğüm izmaritin kokusu diğer sigaraları yaktırır. saat belki sabahın beşi, tam bilmiyorum. kulaklıklığımda ‘I am all ı got’. sabah ne giyeceğimi düşünürüm. ya da intihar mektubunu hangi kalemle yazacağımı.