Adeta kader planlıyor, kudret ise nakış nakış işliyor ve insan bunca delillerden sonra anlıyor ki, kâinatta bulunan nebatattan hayvanata kadar canlı-cansız bütün mevcudatın tarihçe-i hayatını böylesine güzel yazan ve ölçülendiren Allah, kâinatın halifesi olan insanın hayatını da en güzel haliyle yazmış ve ölçülendirmiştir.
Suriye savaşında yıkılmış bir caminin fotoğrafının üzerine, "Birileri elinize silah verip, ülkenizin yönetimini devirmenizi isterse, bu manzara aklınıza gelsin" yazmak, olayları açıklamaya yetmiyor. Bu cümle, halkın haklı şikâyetlerini, on yıllardır maruz kaldığı aşağılanmayı ve yabancıya el açacak kadar çaresiz kalışını gözden kaçıran bir tuzak aslında. Coğrafyaya yabancıların müdahalesi kadar, yabancıların bu coğrafyada nasıl yer bulabildiğini ve halkların neden yabancıdan medet umar hale geldiğini de konuşabilmek gerekiyor... Tarihi ve coğrafyayı doğru anlamak gibi bir kaygımız var ise.
Coğrafyamızda hâlâ adaletsizlikler, zulümler, baskıcı yönetimler, yolsuzluklar, insan onuruna yakışmayacak muameleler, kaynak israfı, yabancı tasallutu ve daha birçok maraz, insanların ufuklarını kesif bir dumana boğmuş durumda.