Gitme dedi kalbim;
bu son ayrılığın hüznünü taşıyacak kudreti kalmamıştı.
Sükûta sığındım…
Ne gitmeye cesaret bulabildim
ne kalmaya teslim olabildim.
Kaldım;
fakat her kalışın derûnunda
yarım kalmış bir vedânın izi vardı.
Kalp ile akıl arasında bölünmüş
sessiz bir hüküm gibi yaşadım.
Yüreğin izini süren,
aşkın ateşiyle yanar ve hayat bulur.
Ben ise zamanın yorduğu idrakle
aklın serin yalnızlığına çekildim;
hissetmekten ziyade anlamaya mahkûm oldum.
Fark ediş arttıkça
varlığım eksildi içimde.
Sonlu dünyanın ufkunda
sonsuz aşkı ararken
ânın lütfuna erişemedim.
Şimdi bilirim ki —
gitmeyişim bir kalış değildi,
kalışım ise hiçbir zaman
hakiki bir vuslat sayılmadı.
22.02.26/N
Gelirsen köyüm büyür
çocuklar da güler
dağ eteklerinden
ceylanlar da köye iner.
Sabah bir demet papatya
toplar babam
üç öğün oya diye
takar tülbentine annem.