Zehra

Zehra
İki ömrüm olsun isterdim; biri okumak diğeri yaşamak için.
Hukuk
Aydın
13 Mayıs 2002
85 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Yaşamak tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine Nazım Hikmet 63
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yeni yaşımda 24'den beklediklerimi, hayallerimi, ideallerimi ; yazmak, temenni etmek isteğinde değilim. Belki beklentisizliktir bu belki olgunlaşmaktır. Her bir yeni günümü merak ilmekleri ile örüp yaşımı tamamlayacağım bu sefer. Yalnız vefa örneği olması açısından 23 hakkında kendime anlatacak öyle çok telkinim var ki... Elim ne kadarını yazmaya yeter inanım ki kendim de bilmiyorum. Artık çabama sağlık diyor ve çıkacak sonucu şimdiden tebrik ediyorum. Öncelikle mezuniyet balosu ile başlayan ambulans ve acilde son bulan 23 ün ilk günü aslında bu tamamladığım yaşımın öncekilerden bambaşka olacağını ne yazık ki bir o kadar da zor olacağını bana göz kırpmış. Bunu ise ancak şimdi görebiliyorum. Hayatımın en zor yaşıydı. Kendimle yeniden tanıştığım, varlığımı, benliğimi keşfettiğim bir yıldı. Çok enteresandır ki 23 yıldır yabancı olduğum onca çok özelliğim varmış. Sanırım böyle böyle en iyi versiyonumuzu inşa ediyoruz. Şimdi film şeridi gibi bir seneyi gözümün önünden geçirince tekrar yaşamak istediğim 'an' ların cüziliğine şaşırıyor fakat silmek istediklerimin çokluğu ile de baş edemiyorum. Tecrübe, deneyim demekten başka bir seçeneğim yok fakat bunları sadece demiyor tabiri caizse dibine kadar kabulleniyor, büyük dersler çıkarıyorum. Tabii bu noktaya gelene kadar akan gözyaşlarımın, verdiğim psikolojik savaşların şiddeti hiç de azımsanamaz doğrusu. Tüm bunların üstesinden çok zor geldim. Pek tabiki tek başıma başardığım bir süreç olmadı bu. Bocaladığım bundan dolayı kendimle kavga ettiğim her bir olayda; beni sevdiklerim tuttu, kaldırdı, tekrar kendimle barıştırdı. Öyle güçlüydülerdi ki benim benimle olan savaşımda. Onların o güçleri olmasa bitap düşmüş düşmüş düşmüş ve öylece kalmıştım. Sevdiklerim zor günlerimde çıkarsız, saf, tertemiz sevgileri ile beni sarmaladı,
En son okuduğum kitabın ismiyle özdeşleşen o meşhur : "Sevgi neydi? Sevgi emekti." alıntısı üzerine tam da şu anda içime karşı koyamayacağım bir yazma isteği geldi. Öyleyse hoş geldi ve şimdi o sesleri dinleme, duyma vakti! Sevgi öylesine şekillendirilmeye müsait ki... Her an her nesneye, insana, varlığa dönüştürülebilme acziyetine muktedir. Yalnız bunun ayrımına varamayınca yanılgılar da beraberinde geliyor. Takıntıyı, eksikliği, merakı, ihtiyacı ve işte diğer muhtelif duyguları bastırıp sevgi diye paketliyoruz. Hem de zihin bunu öyle usta bir performans ile yapıyor ki kendimiz dâhi çoğu zaman bu paketin sahiciliğine kapılıyoruz. Hatta belki de ömrü boyunca bunun idrakine varamadan göçüp giden nice insan da vardı, var, var olacaktır. Bilinmez, bilemem. Lakin bunun farkında olmalıyız, düzeltmeliyiz vsde diyemem, demem çünkü sahiden banane! Umrumda değil zerre değil. Onca sıkıntı, dert, problem varken böyle bir zihin oyununa vaktimi heba edemem. Ruhumu, kalbimi aklımı ve de pek tabii zamanımı verebileceğim bir nokta istisna. İşte o istisna diyince akan sular durur. Suyu durduracak denli güçlü istisna bizim bu yüce, ulvi duyguyu heder edişimiz, kirletmemiz. Sevgi öyle pak bir duygu ki yakışmıyor eksiklerimize. Nasıl denir? O başlı başına bir ülkedir mesela. Ben böyle metaforlaştırırım ve sonra da eklerim. Onun giriş vizesi, pasaportu var diye . Sorarım kendime ya da sana her kimsen: "Ne demeye ona çöplük muamelesi yaparsın her kişiyi alırsın?" Adalet olması gerekeni olması gereken yerde olması gereken zamanda sağlamaktır. Kendi sevgimizin adaleti için savaşalım fakat bu sefer avukatı değil yargıcı olarak. Onu hak ettiği ait olduğu tertemiz ülkesinde muhafaza etmek için. Bilmem bu yakarışlarım nedendi, kimeydi? İşte karşı koyamadığım düşüncelerim birer birer yazıya
Dileyin, size verilecek; arayın bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır. Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır. İncil
" Okursun sonra içinde yol açılır, ışıklar yanar. Velhasıl azizim kendine yürümeye başlarsın. Kendi içinde yürüyebilen insanı artık lügat sarhoş olarak tanımlar. Oysaki en aklı başında olan onlardır. Zira onların varış noktası yaşam amaçlarıdır."