the age of discretion
baş karakterin boy momlığına allah kurtarsın denir sadece. abla SAL. oğlu çok bunaltıcı bir eleman, kendi başına bir şeyler başarmak isteyen sıradan biri. o maldan bu kadar uzun bahsetmemizin çifti tanımak açısından önemini anlıyorum ama yerine gerçekten ustaca işlenmiş, o korkuyu direkt iliklerimde hissettiğim: yaşlanmanın getirdiği öz güvensizlikler, eşlerin zaman içerisinde ilişkide yaşadığı uzaklaşmalar üzerinde çokkk az daha durabilirdik gibi hissediyorum.
the monologue
?
the woman destroyed
okurken o kadar perişan oldum ki. açıkçası bu salaklık kadının arkadaşlarına yazar. bir yerlerden bir tüfek bulup adamı vurmak ya da birine vurdurmak yerine hala car car konuşuyorlar erkek adam yapabilir öyle şeyler sık dişini diye.
bence kitabı bu kadar etkileyici yapan şey bu kadınları laboratuvar faresi gibi uzaktan izlemeyi kesip bir adım geri attığımda hepsi kendimden bir parça gibiler. yaşadıkları şeyler o kadar olağan ki. hiçbirine kızamıyorum, sadece çaresizce üzülüyorum.
(en son diyeceğim şey: o zamanların şartlarını aklında bulundurup okuma yap bla bla tamamke ABLA KÜBA MÜBA DİYE ZIRVALARKEN İYİ ABV SENİN NE BİÇİM SOLCUSUN NEDEN KENDİ KENDİNE SOKAKTA TAKILAN BİRİNİ BETİMLEMEK İÇİN N WORDÜ KULLANIYORSUN SOLCULAR ZATEN IRKÇI OLMALARIYLA BİLİNİR?? şu olay bu tarz kitaplarda ÖYLE tat kaçırıcı oluyor ki bana 2020 woke, mavi saçlı kız medyamı verin aga ben mutluyum O’rada.)