İki yıl önce dizimi sakatladım. Artık koşamıyorum. Eksikliğini hissediyorum bunun. Hiçbir otobüse yetişemiyorum mesela, çünkü yetişmek için biraz koşmak gerekir. Durakta beklerken otobüs gelmiyor değil. Geliyor, biniyorum. Ama bu yetişmek sayılır mı?
Dün gece bir film izledim. Kadın, adama onu aldattığını söylüyor ve adam o sinirle çayırlara doğru koşmaya başlıyor. Şöyle bir an canlanıyor gözümde: Sevgilim beni aldattığını söylüyor ve ben koşamadiğım için onu dinlemek zorunda kalıyorum. Öğrenmek istemediğim korkunç detayları bir bir anlatıyor ve ben öylece...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İşsiz kaldığım dönemde beni en çok kaygılandıran bir süre intihar edemeyecek oluşumdu. İntihar edebilmem, intihar edebilme özgürlüğüm dev basın yayın organlarınca ve sosyal medya ile askıya alınmıştı: "işsizlik yüzünden bunalıma giren genç intihar etti." Oysa daha varoluşsal sebeplerden kaynaklanıyor intiharım.