‘ Bu acılı, çok sıkıntılı anlarda Abutalip sessizce ağlıyor, ağladığı için de kendinden utanıyordu. Ama, bir sağanağın kayalara düşen ilk damlaları gibi onun çıkık elmacık kemiklerine dökülen gözyaşlarına kim engel olabilirdi? ‘
Tuhaf bir şeydi bu. Sanki bu otlak sonsuzluğunu uzun zamandır biliyor gibiydi. Hayranlık uyandırıcı yalnızlıklarında birdirbir oynayan bu tepeleri. Ufukla sonsuz bir buluşmaya doğru koşan, kendi kendilerinden sarhoş bu ova şenliğini.