Taha Arık

Taha Arık
@tahaark68
Med Student
Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Ordu
17 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
9/10
·180 syf.··
2018 160. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2018 11:19
----SPOİLER ALERT----- Shakespeare'in 1609-1619 yıllarında yazdığı, diğer eserlerine kıyasla çok fazla bilinmeyen oyunudur. 5 perdelik bir oyundur. İddialara göre Shakespeare'in tüm oyunlarının harmanlanmış versiyonudur. Shakespeare öyküsünün kaynağını ilk Britanya krallarının Romalılarla ilişkilerini anlatan Holinshed'in romantık tarihsel yazılarında bulmuştur. Oyunda genel olarak komedya ve tragedya havaları hakimdir. Tabii tragedyayı oluşturan ana unsurlardan birisi olan kıskançlık duygusu Cymbeline oyununun bel kemiği olmakta ve tarihsel arkaplanda karakterlerin davranışlarını kontrol etmektedir. Shakespeare, kıskançlık duygusunu kullanarak bazı karakterlerin gizli kalmış hazlarını da gün yüzüne vuruyor. Ana karakterlerden birisi olan Posthumus Giacomo'nun kışkırtmalarına karşı dayanamıyor ve çok yakışıksız bir davranış olan iddia eyleminin sınırlarını genişletip karısının iffeti üzerine bahis oynuyor. Tabii oyunda bu bahisin güvene dayandığı söylense de hiçte zararsız olmayacak soysuz bir davranış olduğunu çevirmen Özdemir Nutku'da notlarında yineliyor. Tabii bu eylem Özdemir Nutku'ya göre İngilizlerin folkloründe sıkça rastlanmaktadır. Ardından gelişen olayları bu minik bahis eylemi başlatır ve ızdırap verici bir kıskançlık ve güvensizlikle devam eder. Ama Shakespeare oyununun tam bir tragedya olmasını istemediği için olayların kötü bir şekilde sonlanmasını engellemiş ve oyunu yarı komedyaya dönüştürmüştür. Oyunu özetlemek istersek: Britanya kralı Cymbeline'in kızı İnnogen ile babasından gizli olarak evlendiği Posthumus Leonatus'un birbirlerine duydukları aşk çerçevesinde başlarından geçen türlü talihsizlikler ve yanlış anlamalar üzerine kurulu trajikomik olayları anlatır.
CymbelineWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2013763 okunma
Reklam
9/10
·118 syf.··
2018 159. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2018 09:05
Öncelikle incelemem SPOİLER içermektedir, lütfen bunun bilincinde olarak okuyun. Jül Sezar, Romalı askeri ve politik lider. Aynı zamanda iyi bir hatip ve güçlü bir yazar Sezar. Dünya tarihinin en etkili insanlarından birisi olarak kabul edilir. Eylemleriyle Roma Cumhuriyeti'ni Roma İmparatorluğuna dönüşmesinde kritik rol oynamıştır. Shakespeare'in oyununda ise Julius Caesar'ın diktatörlük dönemi üzerinde durulur, cumhuriyet yandaşlarının onu suikaster düşürme olayını anlatır. Buradaki en çarpıcı ayrıntı Caesar'a suikast düzenleyen kişilerin Caesar'ın en yakın dostları oluşu. 35 bıçak darbesiyle ezeli düşmanı Pompeius'un büstünün önüne yığılması ise başka bir tesadüftür. 'Sende mi Brutus, öyleyse yıkıl Caesar' en çok bilinen repliklerinden birisidir. Shakespeare, Caesar'ın bu sözüyle en yakın bildiği kişiden darbe almanın bile kendi ölümüne yeteceğini duygusal bir şekilde açıklamak istemiştir, ki çokta başarılı olmuştur kendileri. Oyunda Shakespeare'ın en çok dikkat çekmek istediği şeylerden birisi bence halk faktörü. Öncesinde Caesar fanatiği olan halk Caesar'ın ölümünden sonra eli kanlı Brutus'un açıklamalarıyla hemen saf değiştirmiş ve çok sevdikleri (!) Caesar'a küfürler yağdırmaya başlar. Fakat sonrasında Antonius'un, Caesar'ın halkına çok sadık olduğunu ve mirasıyla tüm halkına zenginlikler ve arsalar bıraktığını söylemesi üzerine yine saf değiştirmişler ve çok yerdikleri Antonius'u soylular soylusu ilan etmişlerdir. Shakespeare burada insanın menfaatleri uğrunda bildiği tüm doğruları ne kadar hızlı bir şekilde yanlışa çevireceğini çok güzel açıklamıştır.
Julius CaesarWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,9bin okunma
9/10
·136 syf.··
2018 157. kitabı
Bizzat okuduğum ve ardından TRT'nin Radyo Tiyatrosu'ndan dinlediğim mükemmel diyebileceğim iç tasvirleri içeren, Hugo'nun başyapıtlarından birisidir. İlk defa okuduğumda yaşattığı duyguyu bir de sesli olarak tecrübe etmek istedim ve kesinlikle ikisinin de bir arada yapılmasını öneriyorum, o muhteşem iç tasvirleri okuduktan sonra bütün hepsini sesli olarak hissetmek hem imgesel açıdan kitabı daha rahat anlaşılır bir hale sokuyor hemde damağınızda eşsiz bir tat bırakıyor. Son günlerde gündemde olan 'idam gelsin' sözlerini en güzel biçimde yerin dibine sokacak iç tasvirler ve delillerle belkide bu konuya olan bakış açınızı kökünden sarsacaktır. Herkes sanki hiç ölmeyeceğini bilerek bir nevi İvan İlyiç'in kariyerindeki yükselme döneminde kendisine hakim olan 'bab-ı hayat' suyunu içmişçesine sahip olduğu o gereksiz özgüveni bir dönem kendisinde hisseder, Victor Hugo ise bu ölüm olgusunun sandığımız kadar uzak olmadığını en güzel biçimde tasvir etmektedir.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,3bin okunma