— Ey Beşeriyet, otur. Rahat et ve sorunu sor.
Beşeriyet oturmadı ve dedi ki:
— Oturmak, rahat etmek mi?.. Yazık! Acaba yüz binlerce senedir oturacak, rahat edecek vakit mi buldum? Bir taraftan geçim derdi ve ihtiyaç, diğer taraftan kendi vücudumdaki bin türlü hastalık rahat etmeye vakit mi bırakıyor? Bu kadar sefilken yine intihara razı olamıyorum. Ben pek alçağım, pek, pek...
“Çok dalgın kaldığımı fark eden bir arkadaş ‘Yine neyin var?’ dedi.
‘Hiç’ dedim. Bu hiç yalnız halimi anlatmak için söylenmemişti. Ağzımdan çıkan bu ‘hiç’ sözü kâinatı vasfediyordu.”