Onu seviyor musun? (…)
-Beğeniyorum yalnız en büyük kuvvetlere karşı, hükumete filan karşı, gizli bir kavgası var. Bir ideali var. Çok zeki ve cesur.
Samim hiç değişmeden sormaya devam etti: idealini de beğeniyor musun?
-Anlamıyorum onu. Fakirlerin müdaafası işte. Ben zaten hiç böyle şeyleri anlamıyorum. Sizin münakaşalarınızı da anlamıyorum. Bazen her fikir hoşuma gidiyor. Doğru gibi geliyor bana. Sonra düşünüyorum, bunlar birbirini tutmayan şeyler. İlerisine varmıyorum. Aklımın ermediğini anlıyorum. Cesareti, kavgacılığı, bir ideal sahibi olması hoşuma gidiyor onun.