Sadece av kulübelerinin nasıl çalıştığına bakın.Kötü onlara doğru ismiyle hitap etmelisiniz, bu kurnazca,haince,son derece kötü oradaki hayvanları cezbetmek için otluklar yapıyorlar,etrafa taze elmalar ve buğday saçıyorlar, alıştırınca da onları saklandıkları yerden kafalarından vuruyorlar,bir av klubesinden diye alçak sesle konuşmaya başladım,bakışlarım yere sabitlenmişti. İşlerini sürdürürken bana endişeyle baktıklarını hissedebiliyordum.Hayvan albafesini bilmeyi isterdim diye sürdürdüm sözlerimi,onlar için uyarılar yazabileceğim işaretler. oraya gitmeyin, o yiyecek ölümcül,Av klubelerinden uzak durun,buradan size hayır gelmez,oradan iyi haber duymazsınız,ölümden sonra kurtuluşu vaadetmezler,ruhlarınızın olmadığını iddia edip zavallı ruhlarınıza merhamet etmezler.Sizi yakınları olarak görmezler,size destek vermezler.En kötü suçlunun bile ruhu vardır ama senin yoktur güzel Geyik,ne de senin Yaban Domuzu,ne de senin Vahşi Kaz,ne de senin köpek.Öldürmek cezadan muaf oldu.Ve artık kimse onu önemsemiyor.Ve kimse önemsemedikçe mevcut olmuyor.Vitrininde büyük kırmızı kesilmiş gövde yığınlarının asılı olduğu bir dükkanın önünden geçerken hiç bunun gerçekten ne olduğunu düşünmek için duruyor musunuz? Bu konuda hiç düşünmüyorsunuz değil mi?Bunda kötü bir şey yok. Suç normal günlük aktivite olarak kabul ediliyor. Herkes suç işliyor. Toplama kampları normal olsaydı, dünya işte tam böyle görünürdü.Kimse onları yanlış bulmazdı.Onları cehenneme mahkum ettiğinizde, tüm dünya cehenneme döner. İnsanlar bunu göremiyor mu? Akılları önemsiz,bencil,zevklerin ötesine geçmeye muktedir değil mi?Hepimiz aynı yönde yol alıyoruz,bağımlılıktan özgürlüğe.....