-Öpüş adı ile bilinen- ağız mukozasının birbirine değmesi, birçok uygar ulus arasında yüksek bir cinsel değer kazanmıştır. Oysa bedenin bu bölümü cinsel aygıta ait değildir; bu bölüm sindirim aygıtının girişini oluşturur.
Cinsel dürtünün böyle ciddi biçimde yolunu sapması hallerini estetik nedenlerden ötürü akıl hastalığına bağlamak arzulanırdı. Fakat bu mümkün görülmemektedir.
Dönükler, kendilerini normal olarak çekmesi gereken cinsin dışında cinsel nesnelerini seçerken, sapmaları da hiçbir bozukluk göstermeyen kimseler izlenimi verirler, aksine çocukları cinsel nesne olarak alan kimseler daha ilk bakışta ayrı sapıtmış olarak görünürler.
Nesne seçimini belirleyen rastgele etkiler arasında pek özel bir şekilde çocuğun hakkının elinden alınmasını (yani, erken cinsel bir cinsel korkutma) bulduk ve dikkatimiz ana-babanın varlığının önemli bir rol oynadığı olgusu tarafından çekildi. Gerçekten, çocuklukta enerjik bir babanın yokluğu çoğu zaman dönüklüğü kolaylaştırmaktadır.