Tamara BORSA

Tamara BORSA
@tamaraaborsaa
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Tamara BORSA

, bir kitabı okumaya başladı
Jane Austen
8.4/10 · 98bin okunma

Tamara BORSA

, bir kitabı okumaya başladı
Charlotte Brontë
8.9/10 · 42,3bin okunma
İnsan, hayat-ı beşeriyetin nihayetsiz yolları üzerinde, ekseriyetle saadet-i hayâlin uzak ufuklarında kaybolur. Zanneder ki gönlün aradığı o sükûn-ı ebedî, ancak bütün arzuların nihayet bulduğu bir menzil-i baîdde kendisini beklemektedir. Hâlbuki ruhun en mahrem köşelerinde saklanan bazı saadetler vardır ki, bir vuslat ânından ziyade, o vuslata doğru sürüklenen kalbin ince intizarında zuhur eder. Çünkü ümit, insanın karanlık gecelerine serpilmiş nûr-ı seher gibidir; henüz gelmemiş günlerin vaadini taşıyan sessiz bir tesellidir. Bazen bir hatıra-i latîfenin gölgesinde, bazen bir tebessüm-i manidarın bıraktığı derinlikte, yahut yalnızca varlığını bilmenin kâfi geldiği bir kişi… Bazen de ismi konulamayan bir hiss-i muhabbetin sessiz akislerinde yaşar. Öyle duygular vardır ki tarif edilmeye çalışıldıkça solgunlaşır; ancak kalbin derinliklerinde yaşandığı vakit hakikatini bulur. Belki de mesutiyet, hayat yolunun sonunda bekleyen kusursuz bir saadet değildir. Belki mesutiyet; meçhul yarınların karanlığına rağmen gönülde muhafaza edilen o ince ümit, o nazlı bekleyiş ve ruhu yarına bağlayan o görünmez bağdır. Zira insan bazen vardığı yerde değil; yol boyunca büyüttüğü hayallerin, sakladığı hislerin ve kaybetmediği ümidin içinde tamamlanır.
Bir bayrama daha uyanacağız birkaç saate nasip olursa. Bizim evde eskidenki bayramlar hatrıma geldi. Bu saatlerde evde bayramın son hazırlıklarını yapılıyor olurdu. Gece babam ve amcamlar mezarlık ziyaretlerinde olurdu, akabinde sabah ve bayram namazları en nihayet kardeşleri ile bizim evde haluj ile bayram kahvaltısı yapmaca. Bu yıl 14 senenin sonunda baba bey memlekette kutlayacak bayramı. Ve kaç yılın ardından bizim evin bu ritüellerini gerçekleştirecek muhtemelen. Ben de dedim ki haluj açayım. Ama şansım ilk defa yaver gitmedi hamur konusunda. Vardır bunda da bir hayır deyiverdim kendime. Oldum olası hiç sevmem bayramları. Garip bir ruh hâline bürünürüm her bayram öncesi. Herkesin o bayram heyecanı, neşesi, arife günü telaşı, tatlı yetiştirme derdi vs olmaz mesela bende. Sabah uyanıp köye gidip aile büyükleri ile hasbihal yok. Herkes el öpmeye gidiyor, telaşlar var herkesin gözünde. Ama şeyi seviyorum. Sokaklar çok kalabalık mesela. Herkesin kendince koşturmacası var. Çocuğuna bayramlık alan anne, evine ilk defa ikramlık alan yeni gelin, çocuğunun torunun en sevdiği yemeği yetiştirme derdinde olan büyükanne, giyeceği kıyafetleri hayal eden minik çocuk... " Acaba orada olsaydık nasıl olacaktı bayramlar?" her arife günü bunu düşünmeden edemiyorum mesela... E ben de kendimce bir elin parmaklarını geçmeyen sevdiklerimin bayramını kutladım oturdum. Sizlere de hayırlı şekerli bayramlarr.