Hasat sonrası yıkanmış buğday taneleri gibi, Serilmişim şimdi, gökyüzüne dönük yüzüm.
Samanyolu manzarası, içime akan gözyaşlarım, Kulaklarımda üvey anne sevimsizliği, Haciz gelmiş bir bakkal, mühürlü dudaklarım. İcralık sevgi sözcüklerim. Uzaklardan atılmış uzaklara, Boş bir misina umutlarım.
Kanatlarım yok,
Kelebek çelimsizliği uçuşlarım. Çağla bir erik ağacı gibi gençliğim, Yapraklarım her sabah ıslak. Akşamdan kalma kırıntılarıyım ekmeğin, Her sabah kuşlarıma ıslatılıp verilen.
Karıncalardan görünmeyen beyazlıklarım. Yelkenli bir gemi yolum,
Fırtınayla alabora olmuş.
Şimdi kalkıp yokluğun minderlerinden, Sussam ayrı savaş kuraklıkta, Konuşsam hasret topraklarıma. Samanyolu dolarken gözlerim, Uyusam ayrı bir sızı rüyalarım.
Kalakalmışım şimdi bu mevsim dışı iklimlerde, Ölüme yakalanır gibi hazırlıksız.