Enise

O bir çiçekti ve sonunda öldü Era una flor y al fin murio
Müzik
Reklam
“Terapi ancak kendimizi olduğumuz gibi tanımaya razı olunca işe yarar. Olmak istediğimiz olunca değil.”
Film Alıntısı
Orman sen elimi tutunca başlardı, Yarılırdı bir incir ortasından. Koşardık yukarı iki büklüm, soluk soluğa. Alabalıklarla düşe kalka, çam pürleri Keserdi hızımızı, Elimi Bırakma, Elimi Bırakma... Sonra kayardık ta aşağılara. Ve alçalırdı sessizlik bir ağaç gibi Kök salardı sende ve bende, arayarak Toprağın sıraya dizilmiş suyunu. Ayçiçeğinden göğüslerin döner ışığa Yürürdüm göğsünde öğle saatleri gibi, Yürürdüm bir anıt kemeri gibi iki yanında. Sonra gene başlardık koşmağa, Yukarı, daha yukarı, çukur sularına Göklerin. öperdim seni, titrerdin, parçalanmış Anları birleştiren sevi düş görmez: Ey orman, Ey avlanmış atın falı, ey yeniden başlamanın Aç güvercini! Falımız yok bizim. Yaktık onu göçmen kuşların gözlerindeki Benek, gagalarındaki tekçil dane gibi Daha gün doğarken. Falımız yok bizim.
Melih Cevdet Anday
Benim sıkıldığım şey ezbere dayalı yapılan her şey. Kendi benliğim bile bu ezberin bir parçası. Belki tepkilerim, seçimlerim, sınırlarım. Bunların her biri ezberlenmiş bir şey. Korkuya karşı verilen her tepki ezberlenmiş bir şey. Bu yazılanlar bile belleğimde yer tutan düşüncelerin bir sonucu. Yani onlar da ezberlenmiş. Ve ben bundan sıkıldım işte; kafamın içindeki o yaşanmışlıklardan bir türlü çıkamadığım için aşamadığım için ezberlediğim için…