Enise

Puan vermedi·184 syf.··
2022 19. kitabı
Okunması gereken kitap deyimini nedense biraz saçma bulurdum çünkü kitabın öznel bir haz verdiğinin ve bana bir şeyler kattı ama karşımdaki bunu almayabilir diye düşünürdüm fakat bu kitapta biraz daha farklı olarak -anlattığı şeylerin evrensel olmasından dolayı sanırım- herkesin olmasa bile kendi üzerine düşünen herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Kitapta bizleri daha çok aile içindeki ilişkimizden ele almış diyebilirim. Bunun sonucunda davranışlarımızın ve seçimlerimizin çocukluk dönemindeki yaşadıklarımızla nasıl bir ilişkide olduğundan bahsetmiş. Kitapta çok sevdiğim ve bence en yararlı yaklaşımdan birine de bu konudan sonra ulaşılmış. Bizler yaşadıklarımız şeyler sonucunda kendilik kazandığımızı düşünerek her zaman geçmişi suçladığımız zaman yalnızlık, suçluluk gibi duygularımız kuvvetleniyor çünkü kendimizi gerçekleştirememizdeki sorunu bize çocuklukta verilmeyen sevgide buluyoruz, geçmiş de değişmediği için kendimizi kapana kısılmış gibi hissediyoruz. Bunların sonucunda vardığımız nokta döngüsel olarak yaşadığımız ilişkileri sevgi ve aşk olarak tanımlamamıza geliyor. İçimizdeki boşluğu kapatma uğruna birçok şekilde rollere giriyor ve savunma mekanizmaları geliştirebiliyoruz. Bu döngülerden nasıl çıkılacağı ise başka başka kapılar açıyor tabi ki kendi içinde. Fakat biz bunların üstüne gittikçe ve sorguladıkça aynı ölçüde yeni yeni tatlar da veriyor ve her yeni bir soru hayatımızda attığımız yeni bir adıma dönüşüyor.
İnsan
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·416 syf.··
2022 10. kitabı
Kitabın başından sonuna kadar yapılan eylemlerin hiçbir zemine oturtulamadığını görüyoruz aslında. Bütün karakterlerin aynı olduğunu, edinilen her tartışmanın kişinin kendisini gösteren bir ayna olduğunu görüyoruz. Sadece inanmak istedikleri şeye inanan bir toplumun kendi kendini yok etmesini ve her satır sonunda Tanrı ile hesaplaşmasını okuyoruz. Kitap şöyle bağırıyor; kendini kazanmadığın sürece her şeyini ölüme mahkûm edersin.
Son OyunAhmet Altan · Everest Yayınları · 20131,652 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2022 4. kitabı
Günümüz insanının gerek teknolojik gelişmeler gerekse kapitalizmin yaygınlaşmasından ötürü kendi doğasından uzaklaşması sonucu oluşan olumsuzlukları fark edip, eski kadim bilgiye dönüş yolculuğunu ve bunun bir din olarak değil de hayatın içinden ruhumuza ve kendimize bir ışık tutucu olan wiccayı ve wiccanın altında yatan paganizm inancını ele alıyor kitap. İlk olarak bir yanlışı düzeltmek gerekirse büyünün bir başkasının iradesini etkileyecek bir şey olmadığını kişinin yani cadı dediğimiz wiccanın kendi gelişimi için yaptığı bir ritüel olduğunu bilmek lazım. İlk bölümde, eski uygarlıklarda ezoterik topluluğa seçilen kişilerin geçirdiği üç aşamadan bahsediyor. Pagan eğitimi, ezoterik eğitim ve okült eğitim. Kısaca bahsetmek gerekirse pagan eğitimi kişinin ergenlikten erginliğe geçişi ve bunun için yapılan ritüelleri kapsıyor. Ezoterik eğitim ise yaratıcı gücün tanınması ve kadim üstadlar hakkında bilgi almayı kapsıyor. Son olarak da okült eğitim ise tanrıyı inkar ederek tanrısal gücün kendi benliğine geçmesi ve majinin kullanılması. Gelelim wiccanın nereden çıktığına daha doğrusu kim tarafından sistemli hâle getirildiğine; Gerald Gardner’in 1930’larda bir cadı topluluğu ile karışılaşması ve zaten meraklı olduğu bu konuda çalışmaları ilerleterek 1954’de Witchcraft Today isimli kitabı yayımlaması ve zaman içinde yayılarak bir topluluk haline gelmesi ile oluşmuştur. Bundan sonraki bölümlerde ise wicca ile ilgili detaylı bilgiler, bayramlar ve ritüellerden bahsetmekte. Benim için tanımların ötesine geçen bir kitbelirtincelemebitiyorum
Kadim Cadılık ÖğretisiErhan Altunay · Destek Yayınları · 2020372 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2022 1. kitabı
Olgunlaşmamış ebeveynleri tanımlamamıza yardım eden şey onların çocuklarının hangi isteklerinin gerçekleşmediğinden geçiyor. Yani bu istekleri gerçekleştiremeyen ebeveynleri olgunlaşmamış olarak tanımlamak mümkün. Neden diye soracak olursak çünkü bu istekler, talepler veya ne dersek diyelim her çocukta ve bizim büyüyerek yetişkin hâle gelmiş bu kimliklerimizin altında mevcut. Ki zaten bu yüzden hâlâ bizi etkilemekte. Kitapta bu etkinin üzerimizde nasıl bir yetkisinin olduğunu ve ilişki seçimlerimizi nasıl etkilediğinden bahsetmiş. tabi bu etkilerden nasıl etkilenmemeyi seçeceğimizi ve karşılanmamış beklentilerimizi yok ederek aslında kendi sırtımızıdan gereksiz yükü kaldıracağımızdan bahsetmiş. Ayrıca kişilik testleri konusunda uzmanlaşmış yazar kitaba da konuyla ilgili benzer çalışmalar eklemiş bu noktada teorinin önüne geçerek pratikte de biraz olsa yardımı olur diye düşünüyorum.
Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin ÇocuklarıLindsay C. Gibson · Sola Unitas · 20192,369 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2021 49. kitabı
Bir suçluyu ahlaken suçlamak kolaydır ve her zaman bunu yapmayı seçeriz aslında. Bunu neden yaptığımızın birçok sebebi vardır elbet ama insanlığın başından bu yana varolan bir durumu sanki biz değilde sürekli bizden başkaları yapıyormuş veya bizim dışımızda gerçekleşiyormuş gibi aktarmak demek işin içinden en kolay şekilde çıkmak demektir. Çünkü kitapta ahlaki suçlamayı bir kenara bırakıp olayı bir kurgu gibi çözmeye ve suçlunun psikolojisi anlamaya çalıştıkça aslında suçu ele almanın çok zor ve deneyim gerektiren bir şey olduğunu görüyoruz. Kitapta birçok olayı anlatıyor tabi ama amaçladığı şey bence suçun ortak noktada nasıl buluştuğu ve toplumun nasıl suçu yavaş yavaş oluşturduğu ve kendisiyle çelişerek nasıl yok etmeye çalıştığı. Yazar kariyerinden bahsederken aslında kendi alanları olması rağmen insanların suç psikolojine nasıl baktığını ve ne kadar önemsiz gördüklerini de çok açıkça belirtmiş bence. Elbette işi suçluyu somut delillerle yakalayabilirse yakalayan ve sonrasında gerisini mahkemeye bırakan ve suçun aniden kaybolmasını dileyen bizlerden bahsediyor aslında. Ki hepimiz biliyoruz bu imkansızdır. Bence suçun ortadan kalkması tek bir durumda gerçekleşebilir o da elbette insanoğlunun neslinin tükenmesidir. Suçu kötü diye adlandırıcak olursak aslında suçu oluşturan birçok neden vardır ve suç işlenmesi için gerekli şartlar uygulandığında da insanların nasıl suç işleyebildikleri görüyoruz. Bu bana kalırsa iyilik için de aynıdır. İyilik yapmanın da nedenleri vardır. Ve yaşam bizi iyi ve kötüyü seçmede ne kadar özgür bırakıyor bu gerçekten sorgulanması gereken bir şeydir. Kitabın bu noktada olmasa bile suçu anlayabilmemiz konusunda yardımcı olabileceğini düşünüyorum. Suça olan bakış açısını genişletmek isteyen herkese öneririm.
Zihin AvcısıJohn Douglas · Diyojen Yayıncılık · 2019330 okunma